Merhaba herkese




Son 7 yıldır yapılmaya başlayan harika bir organizasyon tanıtımı ile geldim bugün. NisandaAdanada Portakal Çiçeği Festivali bu sene 7. kez düzenleniyor.

Nisan ayında Adana portakal çiçekleriyle bir gelin edasıyla selamlıyor bizleri. Mis kokusundan herkes faydalansın diye de harika ve çok kapsamlı bir organizasyon hazırlamışlar. Organizasyon ismi #nisandaadanada #portakalçiçeğifestivali hem yurdumuzda hem de yabancı basında çok beğenildi çok takdir gördü. Bende bu sene katıldığım festivali sizler için dilim döndüğünce anlatmaya karar verdim.

Öncelikle yazımın başında da belirttiğim gibi nisan ayında Adanayı portakal çiçeği kokusu sarıyor ve her yer o kadar güzel kokuyor ki. Biliyorsunuz Adana'da kışı yaşamak da yazı yaşamak da zordur. Çünkü yazın çok sıcak ve nemli kışın ise çok ayaz ve soğuk oluyor. En güzel yaşanılacak ay ise Nisan oluyor. Bu yüzden festival tarihi özellikle Nisan ayında seçilmiş ki Adana'da herkesi mutlu bir şekilde misafir edelim :)

Etkinlikler 3 Nisan da başlıyor ve 7 Nisana kadar sürüyor. Kortej geçişi ile başlayan karnavala yerel esnaftan tutun da Migrosa kadar birçok firma da katılıyor. Kente gelen tüm ziyaretçiler Atatürk Parkı'nda toplanıyor ve ardından yürüyüş başlıyor. Bando, pandomim, dans, kukla gösterileri ile farklı firmaların farklı sunumlarını da bu karnavalda görmek mümkün. Çeşitli spor dernekleri, motosiklet dernekleri, lösev gibi kuruluşlar da katılıyor bu karnavala.

Atatürk Parkı girişinden itibaren her yerde portakal çiçeği şeklinde yapılmış aksesuarlar, turuncu ve yeşil başta olmak üzere rengarenk tüllerden, çiçeklerden yapılmış taçlar görmeye başlıyorsunuz. Bende tabi aldım en sadesinden :)

Benim izlenimlerime gelince festival için toparlanmış kalabalık çok mutluydu ancak bazı düzensizlikler vardı. Ortam festivalden çok kermes havasındaydı. Kortej geçişinde bile sivillerle kortejde geçecek gruplar iç içeydi. Standlar karmakarışık yerleştirilmişti. Bol bol satıcı vardı ancak herkes tutturabildiği fiyatı söylüyordu bir bütünlük yoktu. Caddelerde yürümek çok zor iken arada bir de izdihamlar da yaşandı. O anda aklımdan şunu geçirdim -Allah esirgesin orada kalp krizi geçirsen ambulans gelene kadar ölürsün. Çünkü yollar kapalıydı bırakın ambulansı yürüyerek doktorun bile geçebileceği yer yoktu. Biraz daha düzenli olsa sanırım çok daha güzel olurdu. Çünkü çok emek sarf edilmiş ve hatta günlerce orada yatıp kalkan insanlar vardı. Onca emeğe yazık edilmiş diye de düşünüyorum. Sırf Niğde'den 40 küsür otobüs gelmişti, bunun gibi tüm şehirlerden sadece bu festivale katılabilmek için gelen kişileri düşündüğümüzde Adana'nın tanıtımı ve ekonomisi için harika bir imkan bu. Bir de seçimlerde o kadar çok bölündük ki kaynaşmak, bir bütün olmak için mükemmel bir fırsat bence.

Ben festivalden çok mutlu ayrıldım çünkü aksaklıklar da olsa çok emek verilmiş, cıvıl cıvıl muhteşem bir Adana olmuştu. İnsanların bir arada coşkulu, mutlu, hayatın sıkıntılarına ara vermiş bir şekilde iç içe olması çok güzeldi. Hiç bir siyasi görüşü desteklemediğim için (yakın bir zamanda insanların bir birlerini siyasi görüşler doğrultusunda kırdığı döktüğünü üzülerek izlemiştim) bu karnaval ülkemize çok iyi geldi. Seneye nasip olur da katılabilirsem biraz daha düzenli ve planlı olmasını isterim. Konaklamak da isterim ancak otellerin doluluk oranını ve fiyatlarını duyduktan sonra bu fikrimden vazgeçtim :))