Merhaba herkese

Geçtiğimiz hafta çok merak ettiğim bir yeri ziyaret ettim; Kayseri Yahyalı'da bulunan Kapuzbaşı Şelaleleri

Yahyalı Kapuzbaşı Şelaleleri Gezimiz


Ben aslen Kayseriliyim. Ancak bu zamana kadar Yahyalı ilçesine hiç gitmemiştim. Kayseri'nin Yahyalı ilçesi Sultan Sazlığı, Yahyalı Halıları ve Kapuzbaşı takım şelaleleri ile meşhur bir ilçe. Ancak hiç nasip olmadı gidememiştim.

Kapuzbaşı Şelaleleri dünyanın ikinci büyük şelaleleri. Kayseri'ye 165 km uzaklıkta. Aslında çok uzak değildi ama duyduklarım yüzünden sürekli erteliyordum gidişi. Çok duyuyordum, çok merak ediyordum ancak gidenler -yolları çok kötü ama isterseniz gidin dedikleri için bir türlü cesaret edemiyordum. Yollar çok virajlı, dar ve tehlikeli diye anlatılınca insan acaba görmesem de olur mu diyor ve vazgeçiyor. 

Geçtiğimiz hafta oğlumun liseden en yakın arkadaşı Tuğrul bize misafirliğe geldi. Tuğrul ve  Kayra çok iyi arkadaşlar ancak farklı üniversiteleri kazandılar. Bu yüzden okullar açıldığında muhtemelen birbirlerini görmeleri zor olacaktı. Tuğrul'un bize geleceğini öğrenince hepimiz çok sevindik. 


Tuğrul ve ailesi Yahyalı da oturuyorlar. Annesi ile de sanaldan tanıştık telefonla konuştuk ancak yüz yüze hiç görüşmemiştik. Onlar bizi biz onları davet ediyorduk ama araya pandemi girdiği için hiç bir araya gelmemiştik. Tuğrul bizde kalırken annesi merak etmesin diye arayıp konuşurken bana Yahyalı'ya bekliyoruz gelin sizi Kapuzbaşı Şelaleleri' ne götürürüz deyince hemen planı yaptım. Tuğrul'u biz götürelim sonra beraberce gezelim istedim ve herkes bu planı çok sevince çıktık yola.

Yahyalı'ya kadar yollar gayet güzeldi. Güle oynaya gittik. Yahyalı'da Tuğrul'un ailesi ile güllerle çevrili muhteşem bahçelerinde oturup birer kahve içip yola çıktık şelalelere doğru. 



Kapuzbaşı Şelaleleri Yahyalı'ya 70 km ama yollar o kadar kötü ki 200 km gitmiş gibi oluyorsunuz. Yollar dağların arasında oyulmuş çok ince ve kasisli. Çok hızlı gidemiyorsunuz zaten bir de karşıdan araba gelmesin diye dua ediyorsunuz. Bu kadar muhteşem bir yere gidiyorsunuz ama yolları kötü, bence yeterince önlem de alınmamış. Hani Adana -Mersin tarafında gidenler bilir kaya düşmesine karşı çelik halatlar ile kaplanmıştır yol kenarındaki kayalıklar. Ancak Kapuzbaşı Şelale yolunda asla böyle bir önlem görmedim. O yüzden biraz korkarak gittik. Hani yol ortasına bir kaya düşse yandınız. Kapuzbaşı Şelaleleri Aladağlar Milli parkı sınırları içerisindeymiş. Ama hani korkmazsanız çok güzel bir ortam. Yolun her iki tarafında ormanlar içerisinden gidiyorsunuz, tertemiz bir hava; resmen oksijeni ciğerlerinizde hissediyorsunuz. 


Yahyalı Yeşilköy Şelalesi

Kapuzbaşı Şelalelerine varmadan Yeşilköy Şelalesi var. Orda kısa bir mola verdik. Sallanan köprüde yürüdük ve biraz serinledik hatta çakıllı yollarda bir de kayıp düştüm :)) Ama her yer tertemizdi. Yerlerde çöp vs hiç bir şey yoktu. Milli park olduğu için mangal ve piknik yasaktı. Bir de pandemiden dolayı 2-3 aile dışında kimse yoktu diyebilirim. Normalde pansiyonlar, butik oteller filan dolu oluyormuş. Hatta otopark sorunu yaşanıyormuş ama bizim gittiğimizde çok sakindi ortalık. Bizim yola çıktığımızda hafif hafif yağmur da çiseliyordu onunda etkisi var tabi sakin olmasında. 
Yahyalı Yeşilköy Şelaleleri

Sonra tekrar yola çıktık bir süre daha gittikten sonra sonunda ulaştık Kapuzbaşı Şelalelerine. Giriş için ücret alıyorlar araç başına 24 TL (bence gereksiz fazla bir ücret ama neyse) O an iyi ki geldim diyorsunuz. Gerçekten muhteşem bir yer. İnsan nereye bakacağını nerenin fotoğrafını çekeceğini şaşırıyor, hiç bir detayı kaçırmayayım istiyorsunuz. Gider gitmez ilk gördüğüm şey tatlı bir sincap oldu ancak ben fotoğraf makinesini hazırlayana kadar kaçtı çekemedim:( 

Beni tek rahatsız eden şu mavi hortumlar oldu (elbet vardır bir açıklaması). Bahçelere mi başka yere mi su gidiyor bilmiyorum ama o mavi hortumlar görüntüyü biraz çirkinleştiriyor bana göre. Çünkü tarihi bir yer, benzeri olmayan bir yer bence çok daha özenli gözükmeli . Dünya'da ikinci büyüklükte olan bir şelale en iyi bakımları hak ediyor bence. Ki dediğim gibi onca yer gezdim bu kadar muhteşem bir doğa harikası görmedim. İnsan kendi acziyetini daha net görüyor böyle büyük bir şelale karşısında. 
Yahyalı Kapuzbaşı Şelaleleri


Yahyalı Kapuzbaşı Şelaleleri


Yahyalı Kapuzbaşı Şelaleleri




Orada da biraz durduk fotoğraflar videolar çektikten sonra yaklaşık 4-5 km ileride piknik alanlarına gittik. Ağaçlar arasında hazırlanmış çok güzel bir piknik alanı içerisinde her şey düşünülmüş. Lavabolardan mescide, masalarda kocaman mangallardan masaların yanındaki çeşmelere kadar her şey vardı ve gene tertemizdi. Yemeğimizi yedik. Onlar semaverde çaylarını içerken ben her zamanki gibi közde kahvemi yaptım. Bu arada ufak ufak çiseleyen yağmur bayağı şiddetlenmişti. Neyse ki biz gayet rahat bir şekilde gezdik, yedik, içtik diye sevinerek yola çıktık. Akşam olmak üzereydi ve yol uzundu.



Yolda bir süre gittikten sonra yağmur iyice şiddetlenmişti ve o daracık yolda karşıdan gelen bir araç durdurdu bizi. İleride tepede kayalıklardan yağmurla beraber taşlı su aktığını ve beklememizi söyledi. Ve arabaları olabilecek en güvenli yere çektik korka korka bekledik. 



Uzun bir süre bekledikten hatta arabalarda yatarız filan gibi planlar yaptıktan sonra yağmur dindi ve 1-2 araç geçti. Bizde onlardan aldığımız cesaretle korka korka o korkunç yerden geçtik. Korkunç diyorum çünkü alt kısım göl gibi hem su hem taşlar var aynı şekilde üstten de suyla beraber taşlar yağıyor. Bildiğimiz bütün duaları okuyarak geçtik. Yağmurun şiddetinden sanıyorum yol üzerinde bir kaç yerde daha yollara kayalar parça parça dökülmüştü .

Sonunda Yahyalı'ya döndük. Tuğrul'un ailesinin evinde birer kahve daha içip kendimize geldik ve ardından vedalaştık Niğde'ye döndük. 

Muhteşem ev sahipliklerinden dolayı Tuğrul ve ailesine çok teşekkür ediyorum bizi o kadar güzel ağırladılar ki. Biz yüz yüze ilk kez görüşmüş gibi değil de kardeşlerimizin evinde gibi rahat ve mutluyduk. Onların sayesinde oraları görmüş olduk. Hem de dostluğumuzu perçinlemiş olduk.  Yahyalı'yı çok sevdim çok beğendim ancak yaşadığım o korkudan sonra Kapuzbaşı Şelalelerine tekrar gider miyim bilmiyorum :)) İnstagram paylaşımlarıma şehir dışından arkadaşlarım ve takipçilerim  yazmışlar gelelim bizi de götürün diye. Ben o kadar çok korktum ki bir daha gidebilir miyim hiç sanmıyorum. Ama ışınlanma olsa yahut özel uçak olsa kesinlikle tekrar gitmek isterim. Dönüşte de rüzgar türbinlerini fotoğrafladım.



Sizler Kapuzbaşı Şelalelerine gittiniz mi? Gidecekseniz tavsiyem asla gece yolculuğu yapmayın ve gündüz de olsa aracınızda su, yiyecek bir şeyler bulundurun. Bir de çoğu yerde telefon da çekmiyor. Tek araçla değil varsa 1-2 arkadaşınızla gidin. İçeride bol bol ıslanıyorsunuz ve yerler de kayıyor. Yedek kıyafet, ayakkabı da götürün.

8 Yorumlar

  1. Çok güzel bir yer . Harika fotoğraflar canım

    YanıtlaSil
  2. yolu düşününce içim ürperdi.Ama yolu yapsalar belki o cennet gibi güzel şelaleler kalabalık ve çerçöpten geçilmez hale gelebilirdi. milletçe pek temiz tutup,çevreyi korumaya yakın değiliz maalesef.

    YanıtlaSil
  3. Kapuzbaşı Şelaleleri ve çevresi ne güzel yerlermiş,harika beğendim..😊

    YanıtlaSil
  4. oooo kanyon ve şelale meraklısım yaa, aklımda olsun burası daa :)

    YanıtlaSil
  5. Güvenlik önlemi mutlaka alınmalı ama inanın eğer o yollar yapılırsa, o güzelim şelaleyi kaybederiz:-)) Ne yazık ki ne kadar çok insan, ne kadar çok ziyaretçi, oranın yavaş yavaş ölmesi anlamına geliyor. Ben henüz görmeyenlerdenim ve inanılmaz güzel görünüyor. Teşekkürler öneriler için:-)

    YanıtlaSil
  6. Kapuzbaşı Şelalesi'ne gitmek şöyle dursun, adını bile sayenizde öğrendim. Çocuklarınız vasıtasıyla tanıştığınız aileyle ne güzel bir gün geçirmişsiniz. Bizi de gezdirmiş oldunuz:) Kahve ve pestil ikilisi şahane bir ikrammış bu arada:)

    YanıtlaSil
  7. Kapuzbaşı Şelalesi ne kadar güzelmiş Çok eğlenceli bir gün geçirmişsiniz Resimlerde çok mutlu gözüküyorsunuz maşallah

    YanıtlaSil

View My Stats