Merhaba herkese

Umutlarla dolu yepyeni bir yıla hazırlanıyoruz. 2020 pek çoğumuz için kötü geçse bile yeni yıldan çok umutluyuz; inşallah yaşadığımız tüm sıkıntılar son bulur. 




Pandemi süresinde pek çoğumuzun hayatı ve hayata bakış açıları değişti. Eskiden yaşadığımız önemsiz sandığımız şeylerin ne denli önemli ve özel olduğunu anladık. Zamanın, sağlığın, dostlarla içilen bir yudum kahvenin bile ne denli kıymetli olduğunu anladık. Uzun uzadıya nelerin kıymetini anladığımızı anlatmayacağım bugün, bugün sizlere gözlemlediğim kadarıyla neleri ihmal ettiğimizden bahsedeceğim dilim döndüğünce :) Bana katılmadığınız noktalar mutlaka olacaktır, ben fikirlerimi ve gözlemlerimi paylaştım sizlerle. Peki 2021 Yılına Girerken Neleri İhmal Ettik?


Covid19 virüsü hepimizi zorunlu bir yalnızlığa ve karantinaya itti. Zaten sonrasında devlet de karantina konusunda bizleri yönlendirdi ve zorunlu çalışanlar dışında hepimiz karantinadayız. Korona hastalığını  yaşayanlara acil şifalar diliyorum, henüz geçirmemiş olan benim gibi azınlık içinde Rabbim esirgesin inşallah yakalanmayız, yakalanırsak da hafif atlatırız inşallah diyorum. 

2021 Yılına Girerken İhmal Ettiklerimiz
Hayat İhmale Gelmez
Sürekli yarış halinde yaşanılan bir hayat, gereksiz hırslı olup çıkarları için sürekli yalan söyleyenler, insanlara çelme takmayı düstur edinmişler, bahane üretenler, başarıları tebrik etmeyi bilmeyip kıskananlar bana göre değil. O yüzden ben tüm negatif enerji yayan insanları hayatımdan çıkartıp daha verimli olabileceğim, üretebileceğim, insanlara faydalı olabileceğim, yeni şeyler öğrenebileceğim ve en önemlisi mutlu olmayı seçtiğim bir 2021 yılı bekliyorum.  

Neleri İhmal Ediyoruz


Öncelikle yaşlılar için başlayalım; bazı istisnalar hariç çoğu yaşlı baba çocuğuyla vakit geçiremeden çocukları büyümüş, gailesi hep iş olduğu için para kazanmak önde tutulmuş. Çocukla vakit geçirmek ikinci planda kalmış. Eve gelip çayını yudumlarken ayaklarını uzatıp televizyon izlemek hep daha cazip gelmiş. Oysa çocuklarla geçirilecek bir yarım saat babanın hayatında çok yer kaplamasa da çocuğun hayatında -kendine ayrılmış bir yarım saat olarak kalacağı hep atlanmış. Şimdi fırsatınız var!!! çocuklarınıza ya da torunlarınıza ayıracağınız yarım saat sizin için de, çocuk ve torunlarınız için de harika olacaktır. Çocuklarınızın size, sizin çocuklarınıza öğreteceğiniz çok şeyiniz olduğunu fark edeceksiniz.  



Yine bazı istisnalar hariç olmak üzere yaşlı anneler sizin içinde aynı şey söz konusu; Çalışan ya da çalışmayan anneler sizin içinde hayat hep ev temizliği, komşu-akraba ziyareti ve tabi memnuniyeti olarak gelmiş, geçmiş. Dönüp geçmişe baktığınızda çocuklarınızla öz bakım ihtiyaçları dışında ne paylaşmışsınız? Yaptığım sohbetlerde bunun cevabını -bizim zamanımızda çocuklarla oynanmazdı, beraber bir şey yapılmazdı çünkü anne olarak biz hep meşguldük, müsait olduğumuzda da ancak günlere, gezmelere yetişiyorduk cevabını alıyorum. Halbuki zamanında temiz kalsın diye kendinizi parçaladığınız evler şimdi bomboş😊 hep duyuyorum keşke çocuklarım gene yanımda olsa neşeli sesleri evimi doldursa da tek dağılsa. Şimdi tam zamanı imkânınız var ise çocuklarınızla vakit geçirin, ihtiyacınız olduğu kadar teknolojiyi öğrenin, beraber bir şeyler başarmanın hazzını yaşayın ve yaşatın. Daha önce gösteremediğiniz sevgi ve ilgiyi onlara gösterin. Her çocuğun özel olduğunu hissetmeye ihtiyacı vardır; yaşı kaç olursa olsun.



Genç babalar; şimdiki babalar biraz daha yük altında bana göre. Hem çalışmak, hem çocuklarıyla beraber olmak için eski babalardan daha çaba harcıyorlar gibi. Ama bunun yanında kendini fazla ihmal eden baba görmedim ben 😊 (kızmayın lütfen ben gördüğümü yazıyorum) varsa da istisnadır.  İşine de gider, çocuğuyla da oynar ama kendini de mutlaka düşünür; canı ister balığa gider, canı ister televizyon karşısında uyur, canı ister dışarda yemek yer. Ancak genç babalarda şöyle bir sıkıntı oluyor; genç babalar her şeye yetişmek isterken çocuğun olmasıyla beraber eş sınıfından direk baba sınıfına geçiş yapıyorlar. Bu ne demek oluyor derseniz yani eşlerine eskisi kadar özenli davranmıyor, tabiri caiz ise tapusu bende artık havasına girebiliyorlar.  Eskisi gibi iltifatlar kalmıyor, mutlu etme çabasından çıkılıyor, onlara göre olması gerektiği gibi davranılıyor. Eve gel, evin ihtiyacını karşıla, çocukla vakit geçir. Daha ne olsun 😊diyenler var. Mesela eşinin balon sevdiğini bilen bir eş yeni evliyken yaptığı sürprizlerle bunu hatırladığını gösterirken çocuk olunca –sen çocuk musun ne yapacaksın balonu şeklinde bir görüş sahibi olabiliyor.  Unutulmaması gereken şey herkes gider eşin kalır!!! Ve eşine yaptığın her güzellik sana kat be kat fazlasıyla döner. Eşinize kim ne kadar büyük jest yaparsa yapsın en güzeli sizin yaptığınız olarak aklında kalacaktır; çünkü kadınlar çok duygusaldır ve hayatları eşleriyle, çocuklarına odaklıdır.  Bugün eşiniz için güzel bir sürpriz yapsanız özel bir gün beklemeden, ayı günü saymadan sadece içinizden geldiği için! karantina bittiğinde de en güzel günü bugün olarak hatırlarsınız olmaz mı? Çocuklarınıza ayırdığınız vakit kadar hayat arkadaşına da ayırmalısınız.  



Ve sevgili genç anneler; Eve girene kadar en güzel kıyafeti ile gezen, eve gelince gri eşofmanlarıyla eşlerinden güzellikler bekleyenler (gene istisnalar var ben genel için yazıyorum). Anne olunca hayatı ev işi ve çocukla dolan eşine de –ben yaşayamıyorsam bu hayatı sende yaşama diyen bayanlar. O kadar çok ki bu şekilde olan. Erkek eve gelip mutlu güler yüz beklerken, kadın biraz anlayış, yardım bekliyor. Kadın bekliyor, erkek bekliyor olan evliliğe oluyor. Eve girer girmez eşinden yardım bekleyen kadın, eve girer girmez eşinden bana dokunmasın da dinleneyim bekleyen erkek😊 işte bu noktada her zamanki gibi en büyük çaba kadına düşüyor. Çok sevdiğim bir söz vardır ‘’Akılsız Kadınlar Eşlerini Kendilerine Köle Yapar ve Köle Karısı Olurlar. Akıllı Kadınlar ise Kocalarını Kral Yaparlar ve Kraliçe Olurlar” Siz ne olmak istiyorsunuz önce bunu düşünün; kraliçe ise eşinize evin kralıymış gibi davranın ki eşiniz de sizi kraliçe yapsın. Çocuklarınız, eviniz elbette önemli ama az evvel erkekler için yazdığım gibi herkes gider eşiniz kalır!!! O yüzden kendinize, çocuklarınıza, arkadaşlarınıza gösterdiğiniz özeni lütfen eşlerinize de gösterin. Bugün sadece onlara özel bir sofra hazırlayın ya da en sevdiği yemeği yapın, onun oynamayı sevdiği oyunu öğrenin, beraber oynayın mesela. Ya da aldığınız en özel kıyafeti onun için giyinin. Uzmanların hep söylediği şey evlilikte haklı olmak mı mutlu olmak mı? Mutlu olmayı seçin ki evlerdeki huzur sağlansın. Karı-koca mutlu ve sağlıklı ilişkisi olan evlerden çok nadir sorunlu çocuklar çıkar. Güzel bir toplum istiyorsak önce mutlu ve huzurlu çocuklar yetiştirmeliyiz. 


Tabi çocuklar içinde hayat çok zor. İlkokuldan itibaren sınav stresi ile başlayan bir hayatta ne kadar mutlu olabilirler. Günümüzde gerek televizyonlarda, gerek diğer sosyal medya kanallarında en çok primi eşini dostunu satanların yaptığı, en çok parayı topluma aykırı yaşayanların kazandığı bir ortamda çocuklara okumanın zorunluluğunu anlatmak gerçekten de zor. Eskiden bilgi yarışmaları pirim yaparken şimdi yetenekle beraber kim daha göze batacak, reyting alacak hareketler yaparsa onun kazandığı yarışmalar revaçta. Bilim dalında projelerle dünyada yer etmiş pek çok yavrumuz gündeme bile gelmezken arkadaşını satan, arabasını yakan, kötü ortamlarda bulunanlar gözümüze sokuluyor maalesef. Böyle ortamlarda çocuklarımıza ısrarla -çalış, sınavlara hazırlan diyoruz. Tabi ki çocuk tarafından algılanan şu oluyor -çalışsam bile, kazansam bile bu kadar ünlü olamayacağım, bu kadar gündemde olamayacağım, bu kadar para kazanamayacağım ne gerek var. Kaldı ki eğitimde de ilgi alanına göre değil seçimler mecburen hangi meslek daha çok prim yapıyorsa, hangi meslek daha iyi kazandırıyorsa çocuklarımız mecburen ona yöneliyorlar. Geleceğe umutla bakamayan bizler, gelecekten büyük beklentiye girmesini bekliyoruz çocuklarımızdan ve bu yüzden de belki çoğu kez çatışıyoruz. Çatışmayı en aza indirebilmek için empati yapmamız gerekiyor, çocuk gibi yaşayıp çocuk gibi düşünürsek ancak onlarla çatışmayı en aza indirebiliriz. 

 

Hayat bir gündür o da bugündür. Lütfen kimsenin hayatını suistimal etmeden en güzel şekilde yaşayalım ve yaşatalım. Hayat ve sevdiklerimiz ihmale gelmez


4 Yorumlar

  1. Harika bir konuya değinmissin . Cok da güzel anlatmışsın canım

    YanıtlayınSil
  2. Şahane anlatmışsınız yüreğinize sağlık..

    YanıtlayınSil
  3. Yazdıklarının her kelimesine katılıyorum canım. Ben de hayatımdan riyakar, yalancı, kıskanç insanları çıkarıyorum. Hiç zamanım yok o tür insanlara o zamanı sevdiklerime harcarım çünkü her an çok değerli. Sana ve ailene musmutlu bir yıl olsun:)

    YanıtlayınSil
  4. Çok güzel özetlemişsin canım...Kalemine yüreğine sağlık 💚

    YanıtlayınSil

View My Stats