Merhaba herkese

Türk kahvesi içmeyi hepimiz çok seviyoruz. Peki köpüklü Türk Kahvesi nasıl pişirilir biliyor musunuz? En garanti şekliyle köpüklü kahve pişirme tüyoları bu yazıda
kahve nasıl yapılır
Köpüklü Türk Kahvesi Nasıl Pişirilir
En sevdiğim içecek su dan sonra sanırım Türk Kahvesi. Çevremdekilere de -Lerzan'ın en sevdiği şey diye sorsanız sanırım ilk cevap kahve olur. Çünkü benimki artık bir aşk bir tutku boyutunda...İçmediğim zaman başım ağrır sinirlenirim ellerim titrer bağımlı gibiyim. Çantamda mutlaka minik bir kutuda taze Türk kahvem olur ve genelde de gittiğim yerlerde kendim pişiririm kahvemi.
Köpüklü Türk Kahvesi Nasıl Pişirilir?

Hatta şöyle de bir anım var; Oğlumun ameliyatından sonra bir dostum geçmiş olsun ziyaretine hastaneye gelirken bir baktım elinde termos ve bir kocaman poşet hazır kahvelerden . Bunlar ne dedim- sen şimdi bu sıkıntıyla üzüntüyle zaten başın ağrımıştır bir de kahve içemediğin için iyice başın şişmiştir diye düşündüm, evet evde cezvede yapılmış kahvenin yerini tutmaz ama nefsini öldürür demişti. Bana yapılmış en güzel jestlerden birisiydi.




Kahve Nasıl Pişirilir?


Bakır cezvemize yapacağımız fincan sayısınca suyu ölçüp koyuyoruz. Suyun soğuk olması ya da oda sıcaklığında olması kahvemizin lezzetini artırıyor; asla sıcak suyla Türk kahvesi yapmıyoruz. Sonrasında eğer şekerli yapacaksak fincan başına şekerimizi ilave ediyoruz. En son da kişi sayısına göre 1 kişi için 1.5 tatlı kaşığı kahve ilave ediyoruz ki en önemli püf nokta bu çünkü kahvemizi az koyduğumuzda lezzetsiz ve duru olacaktır fazla olduğunda da aşırı telveli olacaktır. Sonra ocağımızda kısık ateşte kahvemizi pişiriyoruz. İlk başta karıştırdıktan sonra içerisine asla kaşık sokmuyoruz hatta köpüğü de cezveden dökme usulü ile alıyoruz. Çünkü aralarda karıştırırsanız köpüğünü kaçırırsınız. Köpüğünü alıp sonrasında biraz daha kaynattıktan sonra fincanlarımıza kahvemizi koyup afiyetle içiyoruz. Bu şekilde kahveniz taze ise köpürmeme şansı yok.



Gelelim güzel kahve yapımının sırrına;


Öncelikle varsa bakır cezve şart diyenlerdenim. Kısık ateşte (imkan varsa köz ateşi) ve bakır cezvede bir de taze çekilmiş kahvenin tadını hiç bir şeye değişmem. Şimdilerde makinelerde de kahve yapıyoruz ama cezvede pişen kahvenin yerini asla tutmuyor. Bir de kahve taneleri yoğun ateşte pişerse acır. Eskilerin bir sözü vardır bir acı kahveni içmeye geldim diye. Bu lafın çıkış yeri eğer kahve yoğun ateşle (çabuk kaynasın diye) pişirilirse acır ve kahve lezzetli olmaz. Bir acı kahveni içerim demekle -işim acele fazla oturmayacağım demek isterlermiş eskiler. Tüm kahvelerinizin 40-50-60... hatırı olsun inşallah. Kahve tadında mutlu günler, uzun ve keyifli kahve muhabbetleri diliyorum.