14 Temmuz 2014 Pazartesi

Ramazan Şimşek bey ile Röportajımız



Geçtiğimiz haftalarda Mersinde tatildeydim ve yaklaşık 1 yıldır tanışmayı dört gözle beklediğim Ramazan Şimşek  beyi görmeden dönmek olmazdı; sağ olsun Ramazan bey onca yoğunluğuna rağmen benimle görüşmek istedi ve işte ben Nörokey Mersindeydim 
Ramazan Şimşek bey Uzman Psikolog Çocuk ve Evlilik Terapisti ve Eğitim Koçu olarak Nörokey de görev yapıyor.


Pek çoğunuz onu basından tanıyordur.Özellikle Gülben Ergen de, Trt de Çocuk gelişim programlarında,Doktorum programında v.s. rastlamışsınızdır. Videolarını izlemek isterseniz buyrun 




Sorulacak o kadar çok şey vardı ki biriktirdiğim, merak ettiğim ama odaya girmemle biranda hepsi kısa bir süre için kayboldu sonrasında toparladım tabi kendimi ve kısıtlı zamanımızı en verimli şekilde kullanabilmek için hepimizi ilgilendiren sorularımı Ramazan beye yönelttim sağolsun sabırla dinledi ve samimi bir şekilde cevapladı hepsini
Konuştuklarımızı soru cevap şeklinde ve başlıklar halinde yazacağım 


*Öncelikle evlilikten bahsedelim evlilikler neden artık kısa süreli sizce? Yani hiç kimse acaba ayrılır mıyız diye evlenmemesine rağmen yürütebilen insan sayısı çok az sizce sebebi ne olabilir?

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın yürüttüğü son derece kapsamlı “Türkiye’de Aile Yapısı Araştırması”nın Eylül 2013 tarihinde açıklanan verilerine göre %27,3’lük oranla ‘Eşlerin birbirine ilgisizlik ve sorumsuzluğu’ boşanma nedenlerinde açık ara birinci sırada. Ekonomik geçimi sağlayamama, aldatma, dayak ve kötü muamele sırasıyla gelen boşanma nedenleri olarak görünüyor.
Araştırma sonucunda ortaya çıkan nedenler, görünen nedenlerdir. Asıl nedenleri görmek için daha geniş bir fotoğrafa ihtiyaç var. Ülkemizin son elli yılına bakıldığında en önemli değişimin kentleşmeyle beraber kadın ve erkek rollerinin değişimi olduğu görülür. Kadınlar iş hayatına daha fazla girdi, ekonomik olarak güçlendi ve kadın hakları arttı. Doğal olarak ta ailenin dinamikleri değişmeye başladı. Boşanmaların tam da bu dönemde artması tesadüf değil.
Bunun yanında  kişisel beklentilerin farklılaşması, kent hayatındaki evlenme maliyetlerinin artması, örneğin facebook gibi  karşı cinsle iletişim yollarının artması ve evlenme yaşının yükselmesidir.

*EVLİLİK AŞKI ÖLDÜRÜR MÜ?
Evlilik aslında aşkı öldürmelidir.

NEDEN?
Aşk genel olarak kişiden kişiye değişmekle birlikte kişilerin “Aşk yaşıyorum” diye ifade ettikleri duygulara baktığımızda çok da yaygın olarak sağlıklı olmayan örüntüler görüyoruz. Bir anlamda “aşkın gözü kördür” diyerek anlatılmak istenen durum kişinin akılcı, sağlıklı düşünememesi değil midir? Aşk yaşadığını ifade eden kişilerin sağlıklı karar alamadıklarını, aşırı şüpheci olduklarını, takıntılı olduklarını beynin MR görüntülerinden anlayabiliyoruz.  Aşk bir görme kusuru evlilik de onun tedavisidir. Aşk güvenli bir alan değildir ama evlilik güvenli bir alandır.

*Çocuklarımıza söz geçiremez bir toplum olduk. Kime sorsak herkes dertli bu konuda eski çocuklar anne babadan korkardı devir kötü v.s. şeklinde mazeretler sürer gider ama bana göre biz anne babaların yanlış yaptığı bir şeyler olmalı ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Yeni nesil anne ve babaların asıl sorunu aşırı korumacı olmaları, çocukların isteklerini fazlaca yerine getirmeleri ve beklentilerinin yüksek olmasıdır. Bir diğer konu da karı-kocalık ilişkisinden çok anne-babalık ilişkisine ağırlık vermeleridir.


*Malum yaz geldi çocuklar için ders bitti ve gündüzde güneşten dolayı çocuklar evde ve ya bilgisayar ya da televizyon başındalar. Bunun yavrularımızı olumsuz etkilediğini düşünüyorum sizin bu konudaki fikriniz nedir ve çocuklar için yazın neler önerirsiniz?
Yaz döneminde çocukların en az 1-2 ay öğrenme kayıpları oluyor. Bunu kapatmanın en iyi yolu kitap okumaktır. Yaz ayları özellikle çocukların kişisel, sosyal ve sportif gelişimleri için en uygun dönemlerdir. Beyin sağlığı için televizyon ve bilgisayar ne kadar az kullanılırsa o kadar iyidir.


*Çocuklarımızda dikkat eksikliği olduğunu nasıl fark ederiz eğer var ise nasıl bir çözüm önerirsiniz?
·         Dikkat eksikliği olan öğrenci sık sık dalar, 
·         Daha yavaş hareket eder, genelde unutkandır, 
·         Okul araç-gereçlerini unuttuğu gibi akademik bilgileri de unutur, 
·         Genelde yazısı bozuktur, 
·         Ders ve ödevlere karşı isteksizdir, 
·         Yavaş okur ve ödevleri normalden daha uzun sürede yapar.
·         Ödevlerde özellikle de sınavlarda bildiği halde dikkatsizce hatalar yapar.
·         İnternet oyunlarına düşkündürler, 
·         Dikkat eksikliği denilmesinin nedeni dikkatini gerekli ve yoğun olarak verememesidir. Dikkat eksikliği aynı zamanda akademik bir disiplin sorunudur.  


Çözümü konusunda ise başlıca önerilerim şunlardır;
·         Ne kadar az televizyon izlerlerse o kadar iyidir.
·         Bilgisayar oyunlarını ne kadar oynarlarsa o kadar iyidir.
·         Olabildiğince doğal beslenin.
·         Yapay, rafine, dondurulmuş ve hazır yiyeceklerden uzak durunuz.
·         “Şeker” yani doğal olmayan sofra şekeri, tatlılar, pastalar, hazır meyve suları, şekerlemeler, çikolatalar vs. dikkatin ve hafızanın düşmanıdır!
·         Asitli içecekler (kola, gazoz vs) içmeyin içirmeyin.
·         Beynin en iyi kullandığı doğal şekerler: kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir ve hurmadır.
·         Gelişim döneminde tüketilen balık dikkat ve hafızaya iyi gelir.
·         Anne, baba ve çocuğun “birlikte” oynadıkları tüm oyunlar çocuğun dikkatini geliştirir.
·         Kuralları olan ve tutarlı davranan ebeveynlerin çocukları daha dikkat becerilerini daha iyi kullanır.
·         Özellikle gelişim döneminde birlikte kitap okumak, okunan kitapların, izlenen filmlerin özetini anlatmak dikkatlerini geliştirir.
·         Okul öncesi alınan eğitim dikkat ve belleği geliştirir.
·         Özellikle ilkokul birinci sınıftan itibaren ders çalışma saatlerindeki düzen dikkat ve konsantrasyon için son derece önemlidir.











*Malum şu an bizim evde de en büyük problem kardeş kıskançlığı ve çoğu zaman çözümsüz kalıyorum sorunlarını çözemediğim gibi tartışmaları şiddetini artırdığı zamanlarda ikisine de bağırmak zorunda kaldığım çok zaman oluyor ya da ceza veriyorum. Aralarında 7 yaş olmasına rağmen ben orta yolu bulmakta güçlük çekiyorum. Kardeş kıskançlığında yaptığımız yanlışlar nelerdir ve ne gibi önlemler almalıyız?
maalesef farkında olmadan biz ve çevre kıyaslama içine giriyoruz. En önemli faktör bu. Ödül ve ceza da olabildiğince adil olunmalı. Tartışmalar karşısında hemen müdahale etmemeliyiz ki problemi kendi aralarında çözmeye çalışsınlar.

Ramazan beye teşekkürleri sunduktan sonra adıma imzalanmış kitaplarımla mutlu bir şekilde nörokeyden ayrıldım .Kitapları şiddetle tavsiye ederim

Daha fazlası için Eylül ayında Niğde de düzenlemeyi düşündüğümüz interaktif sohbete katılımlarınızı bekliyorum ve Ramazan beye tekrar teşekkürlerimi sunuyorum
Bu interaktif sohbetimizde belirlediğimiz konular ise
*Yetişkin  korkuları
*Dikkat eksikliği, dikkat dağınıklığı, hiperaktivite
*Çocuk danışmanlığı, terapisi
* Çocuklarda Gece Korkuları
* Ayrılma Anksiyetesi (kreşe-okula başlama sorunları)
* Çocuklarda Öfke, Saldırganlık ve Kardeş Kıskançlığı
* Çocuklarda Özgüven
* Çocuklarla İletişim ve Anne-Baba Eğitimi
* Davranış Kazandırma ve İçdisiplin Geliştirme
* Gelişim ve Zeka Testleri
*  Disleksi-Özel Öğrenme Güçlüğü
* Okula Başlama, Okuma ve Yazma Sorunları
* Üstün Zekalı Çocuklara Yönelik Danışmanlık ve
Yönlendirme
* aile ve evlilik terapisi nedir kimlerin ihtiyacı vardır
Bu gibi konularda Uzman Psikolog Ramazan Şimşek/Çocuk ve Evlilik Terapisti/Eğitim Koçu bizi aydınlatacak ve sorduğumuz sorularımızı cevaplayacak

Kendisine ulaşmak isterseniz  adres ve telefonu;
Mersin Nörokey
Turgut Reis Mh. İstiklal Cd. 4132 Sk. Durmaz Plaza 4/13 (IMC Hastanesi yanı, FizyoTıp Merk. üstü)
Mersin
0(324) 237 96 43