Bumerang - Yazarkafe

29 Ağustos 2016 Pazartesi

Papuç İnciri Hakkında


Papuç İnciri Hakkında bilmedikleriniz



Merhaba
Bugün sizlere benim neredeyse 30 lu yaşlarda tanıştığım bir meyve den bahsedeceğim sizlere. Daha çok Ege ve Akdeniz bölgesinde yetişen kaktüs meyvesi olan (farklı isimlerle de anılıyor Hint inciri, Babutsa, Kilis İnciri, Kaynana dili, Kirek yemişi v.b.)bu incir çok şifalı oluşu ile biliniyor. Soğuk olarak servis yapılan bu meyve gerçekten çok da lezzetli.

İlk kez Mersin de sahilde gördüğümde bu nedir diye sorduğumda temizleyen abla -şifadır bunu yemeden ölme demişti. Merak ile yemiştim. İlk yediğimde tabi ki lezzeti farklı geldi ama sonrasında çok sevdim. Bana en büyük faydası bağırsaklarımı çalıştırması oldu yani kısa vadede şifasını gördüm diyebilirim. Uzun vadede faydaları ise saymakla bitmeyecek kadar çok; içeriğindeki yoğun vitamin ve mineraller sayesinde yaz günlerinde bol su tüketerek yitirdiğimiz değerleri kısa sürede vücudumuza tekrar yüklüyor. Bu sayede de yorgunluk, bitkinlik ve halsizlik şikayetlerine son veriyor. Ayrıca şeker hastalığında da tedavi amaçlı kullanılan bu meyvenin kollestrolü düşürdüğü de biliniyor. Toplanması çok meşakkatli olduğu için hatırı sayılır ücretlere satılan bu incir bence bu parayı hak ediyor. Çünkü hem toplanması hem de soyulması gerçekten itina istiyor. Hani benim gibi bu işi bilmeyenlerin yapabileceği bir şey değil :)

Ege ve Akdeniz de güzel bir geçim kaynağı olması da en güzel tarafı. Çünkü doğada tamamen organik olarak yetişiyor ve bakım gerektirmeden kendiliğinden büyüyor. Tek zorlayan kısmı toplamak ve ayıklamak. İmkanınız varsa tadına bakın hatta çocuklarınızı da bu lezzetle tanıştırın derim ben.

28 Ağustos 2016 Pazar

Evde kedi beslenir mi?

Evde kedi beslenir mi ?


Evde Kedi Beslenir mi?




Merhaba

Beni yakından tanıyanlar iyi bilirler hemen hemen zararsız tüm hayvanları severim. Mümkün oldukça kampanyaları desteklerim yardımlarımı yaparım. Çocuklarımı da birer hayvan sever olarak yetiştirdim. Onlar da en az benim kadar hayvanlarla dost. Onların oyuncak değil ayrı birer canlı olduğunun da son derece farkındalar.
 
 Bizim evimizde de 24 Hazirandan beri bir misafirimiz var. Adı Minik. Sokakta zavallı bir haldeyken aldık onu evimize. Bekarken de kedim vardı ve ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunu iyi bilirim. Bu yüzden eve kedi almayı düşünmüyordum. Ancak minik de durum farklı gelişti; kedi almak istediğimiz için değil minik kedi hasta ve sahipsizdi ona acıdığımız için aldık. Yani kedileri çok sevmeme rağmen sorumluluğu bir bebek kadar fazla olduğu için almamıştım yıllarca, minik ise kendi geldi. Ramazan ayında apartmanımızın önünde çok ağlıyordu. Bir süre takip ettik sokakta besledik ancak annesi de yoktu ve sürekli miyavlıyordu. Karnında yarası vardı ve kıyamadık evimize aldık temizledikten sonra da veterinere götürüp bakımını üstlendik. Çevremden çok tepki aldım sa da hiç pişman olmadım. O'na elimizden geldiği kadar iyi bakmaya çalışıyoruz. Çocuklarıma her fırsatta o bir canlı ve vebali var madem bizimle yaşıyor mümkün olduğu kadar iyi davranmalıyızı aşıladım.

Gelelim tekrar konumuza evde kedi beslenir mi?

Bunu sizler için hem sağlık açısından hem de dini açıdan ele alacağım. Çünkü çevremde cahilliklerinden ya da kimseyi itham etmek istemesem de merhametsiz oldukları için o kediyi at, pis o iğrenç diyenler çok oldu ve ben de bu yazıyı hazırlamam gerektiğini düşündüm.

Sağlık açısından ele alacak olursak; kedinin faydaları sayılamayacak kadar çok

Öncelikle kedilerin insana yaşama sevinci verdiği su götürmez bir gerçek. Yapılan araştırmalarda tansiyon hastalarının bile kediyi okşadıklarında tansiyon değerlerinde düzelmeler tespit edilmiştir.  Kedi bakan insanlarda stres hormonlarının azaldığı kalp ve damar hastalıklarının daha az görüldüğü de yapılan tespitler arasında. Kedi sahipleri kalp krizi riskini de yarı yarıya azaltıyor sonucu da Harvard Üniversitesinin tespit ettiği sonuçlardan.

Kedilerin psikiyatrik vakalarda da çok faydalı olduğu kanıtlanmış; Özellikle kedi mırıldamasının insanı stresten arındırdığı ve kişiye mutluluk hormonu salgılattırdığı tespit edilmiştir. Kedilerle büyüyen çocukların bağışıklık sistemlerinin daha güçlü olduğu da diğer tespitler arasında. Kedi mırıldamasının ağrı kesici özelliği de vardır. Ayrıca kediler sadece yanlarında insanlar varken mırıldarlar tek iken mırıldamazlar. 

Gelelim işin dini boyutuna;
Peygamber Efendimiz (S.A.V.) kedileri çok severmiş ve çok değer verirmiş. Bir keresinde ceketinin kolu üzerinde uyuyan kediyi uyandırmamak için ceketinin kolunu kesmiştir.

Bir keresinde de tam abdest almak için bir kaba su doldurmuş ancak Peygamberimiz daha suyu kullanmadan minik bir kedi o sudan içmiştir. Peygamberimiz onu rahatsız etmemiş suyu içmesini beklemiş ve ardından kedinin su içtiği su ile abdest almıştır. Su kirlenmedi mi diye soranlara da -kedi necis değildir. O ev halkından birisidir. Hiç bir şeyi kirletmez buyurmuşlardır.

Gene bir sohbetinde Peygamber efendimiz (s.a.v.) evde kedi beslemek sevaptır. Aile bireylerinin merhamet duygularını geliştirir çocukları mutlu eder demiştir. Ayrıca kedi beslenen evin bereketi bol olur buyurmuşlardır.

Kedi tüyünün zararına gelirsek; kedi tüyünün zararı halının tüyü kadar zararlıdır. Yani kedinin tüyü başlı başına zararlı değildir. Eğer kedi sokakta yaşıyorsa ve mikrop kapmışsa ancak o zaman kediden size bir hastalık geçme ihtimali var. Bu da çiğ etlere ellediğimizde ya da yeşil yapraklı sebzelerle muhattap olduğumuzda geçecek kadardır. Yani evde aşıları ve bakımları yapılmış bir kediden size hastalık geçme şansı yoktur.

Şimdi soruyorum her fırsatta kediler iğrençtir diyenler; siz uzmanlardan çok daha mı iyi biliyorsunuz ya da takvada Peygamber Efendimizden  daha mı üsttesiniz ?
Minik geldiği gün korkak ve sürekli miyavlıyordu
Miniğin yarası bu şekildeydi

O artık aileden biri 
Minik yeni yuvasında huzurla uyuyor

25 Ağustos 2016 Perşembe

Avon Rujlar Hakkında Deneyimlerim

Merhaba
Bugün sizlere severek kullandığım 4 farklı rujdan bahsedeceğim. Hepsi de Avon markasına ait ancak farklı tonlarda rujlar. Sırayla anlatacağım.



Öncelikle  Avon Endless kahve tonlarındaki rujumdan bahsedeyim. Yapısı yumuşacık. Hafif simli yapısı ile güzel bir görüntü veriyor. Yapısı aşırı yağlı olmadığı için sık sık tazelemek zorunda kalmıyorum o yüzden seviyorum. Benim açımdan olumsuz bir tarafı yok. Renk zaten kıyafetlerimde de en çok tercih ettiğim tonlarda olduğu için en sık kullandıklarımdan birisi.


Diğer sevdiğim ruja gelirsek Avon Rosiest serisinden gene kahve tonlarda ancak daha mat görünümlü olan rujum. Bu rujumun kokusunu sevmiyorum ancak dudakta duruşu ve kalıcılığı çok güzel sanki alt katına pudra sürmüşüm gibi dağılma yapmadan dudakta sabitleniyor. Dediğim gibi kokusu dışında severek kullanıyorum.


Bir diğer ruj Avon kiss'n'go serisinden daha nude tonlarındaki rujum. Görüntü olarak koyu olsa da sürüldüğünde belli belirsiz bir parlaklık veriyor. Özellikle esmerleştiğim zaman daha çok severek kullanıyorum. Bu rujumun yapısı da yumuşacık ve sürümü de kolay. Yazın özellikle çantamdan çıkartmadığım rujlarımdan kendisi.


En sevdiğimi en sona bıraktım. Avon Shine Attract Ruj 302 numara. Ortasındaki krem ruj var dış kısmı ise parlatıcı. Kokusu da dokusu da çok güzel. Yalnız normal ruj gibi kullanıldığında aşırı parlak gözüküyor. Bir diğer eksisi kalıcı da değil. O yüzden ben az az sürüyorum malum çok parlak görüntü istemiyorum. Bir de diğer lip glosslarda yaşadığım yapış yapış hissini de bunda yaşamak istemiyorum. Bu yüzden ufak dokunuşlarla sürüyorum. Sık sık tazelemek gerekiyor. Biraz fazla sürüldüğünde pembelikten çok kırmızıya yakın bir renk oluyor. Sadece parlaklık istediğimde dış kısmından sürüyorum normal bir pembe renk için tamamını ufak dokunuşlarla sürüyorum. Yaz kış severek kullandığım rujlarımdan birisini sizlere de tavsiye ediyorum.


Siz Avonun hangi rujlarını kullanıyorsunuz ?









24 Ağustos 2016 Çarşamba

Mediwell Dudak Bakım Kremi

Mediwell Dudak Bakım Kremi



Merhaba herkese
Bugün sizlere Mediwell marka dudak bakım kremlerinden bahsedeceğim




Mediwell Şanlı İlaç Sanayi A.Ş. ne ait. Mediwell e ait bakım serileri koruyucu ve paraben içermiyor. Mediwell dudak bakım kremleri özel bitkisel içerikli formüle sahipler. Bu sayede çatlamış ve yıpranmış dudaklara bakım yapıyor. Dudaklara incecik sürüldüğünde koruma için yetiyor ve bazı balmlarda yaşadığımız yapış yapış hissi olmuyor. Bir şey yeyip içmediğim sürece de koruma etkisi azalmıyor.

Ben en çok çilekli ve muzlusunu sevdim. Minicik kutularda olduğu için her çantaya bir tane koydum ve her fırsatta dudaklarıma sürüyorum. Çünkü hem güneşte hem de soğuk havalarda çatlamaya müsait dudaklara sahibim. Diğer ikisi ise kavunlu ve tutti frutti aromalı.

Ürün ambalajlarının alt kısmında son kullanma tarihleri de bulunduğu için tarih geçme sıkıntısı da olmuyor. Tek olumsuz tarafı bana göre parmakla alma olayı ki hiç sevmiyorum. Her seferinde tırnağımın içerisine doluyor. Bir de her seferinde parmak sokulduğu için sanırım hijyen açısından da sıkıntılı. Gerçi ben çok sık kullandığım için çabucak tüketiyorum ama keşke ruj şeklinde olsa ya da dışarı doğru bombeli olsa diye de Şanlı İlaç firmasına teklifte bulunuyorum. Eczanelerde 4 tl ye satılan bu dudak kremlerini denemenizi tavsiye ediyorum.


23 Ağustos 2016 Salı

Yuzzy Lavanta Özlü Yüz Maskesi Deneyimim

Merhaba herkese
Bugün sizlere ilk defa denediğim bir yüz maskesinden bahsedeceğim.

Cilt temizliği benim için çok önemli. Çok sık makyaj yapmasam da mutlaka cilt temizliğine dikkat ediyorum. Çünkü sadece makyaj ürünleri değil günlük kullandığım nemlendirici ve güneş bakım kremleri de gözenekleri tıkayıp cilt bozuklukları yapabiliyor.

Maske toz halinde. Paketi açar açmaz ortalığı lavanta kokusu sardı. Bir kaba koyup su ile karıştırdım. Macun kıvamına geldiğinde yüzüme sürüp kuruyana kadar bekledim. Normalde duş aldıktan sonra yapardım maskelerimi de peelinglerimi de ancak bu sefer öyle yapmadım. Önce maskemi yaptım sonra duşa girdim.

Kuruduktan sonra yıkadığım cildimde bayağı bir gerginlik oldu. Hatta ilk yıkadığımda ufak bir kaşındı cildim  acaba alerji mi yaptı diye de korktum ama çabuk geçti :) Duş sonrasında ise bayağı bir yumuşaklık ve elime gelen ufak tefek pürüzden eser kalmamıştı. Tavsiye edeceğim ürünler arasına girdi. Daha faydalı olması için haftada 3 kez kullanılması öneriliyor. İlk kullanımda beğendiğim ürün azdır ama bunu sevdim. Sizler hangi maskeleri kullanıyorsunuz ?



22 Ağustos 2016 Pazartesi

Akbank Gönüllü Gençlere Sesleniyor: “Şehrin İyi Hali”


Akbank ile 500 gönüllü genç “Şehrin İyi Hali” gönüllülük projesi kapsamında Türkiye genelinde topluma katkı sağlayacak etkinlikler yürütecekler. Etkinliklere katılan 500 genç, 26. Akbank Caz Festivali’nde gerçekleşecek IMANY konserine davetiye kazanacak.

Akbank’ın yıllardır çalışanlarıyla yürüttüğü gönüllülük projelerini üniversiteli gençlere taşıdığı "Şehrin İyi Hali" projesine bu yıl başvurular 22 Ağustos’ta başladı. Geçtiğimiz sene gençlerden yoğun ilgi gören ve başvuruları ilk üç günde dolan proje, bu yıl yeni bir sivil toplum kuruluşu işbirliği ve kontenjanların artırılmasıyla daha da büyüyor.
23 Eylül Cuma gününe kadar başvuruların devam edeceği projelerde yer alacak gençler; Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG), TURMEPA (Deniz Temiz Derneği), Yedikule Hayvan Dostları Derneği (YHDD) ve Hayat Sende Derneği işbirlikleri ile eğitimden gençliğe, çevreden hayvan haklarına kadar pek çok topluma katkı projesi hayata geçirecekler.
"Şehrin İyi Hali" kapsamında üniversiteli gençler, ilgi alanlarına göre katılmak istedikleri topluma katkı projesini seçebilecekler. Sivil toplum kuruluşu yöneticileri ile tanışarak, onlardan faaliyetleri ile ilgili detaylı bilgiler alabilecekler. Bu kapsamda; 100 genç 28 Eylül’de TURMEPA ile birlikte kıyı temizliği yapacak, 100 genç ise 05 Ekim Hayvan Hakları Haftası’nda Yedikule Hayvan Barınağı Dostları Derneği ile barınak hayvanlarının bakımına yardımcı olacak. Hayat Sende Derneği ile Koruma Altında Yaşayan Genç ve Çocuklar ile birlikte 100 genç bir proje yürütecekler. Ayrıca, 25 ilden 100 genç yaşadıkları illerde TOG ile işbirliği kapsamında kitap toplama kampanyasından fidan dikimine, huzurevi ziyaretlerinden engelli çocuklarla etkinliklere kadar pek çok sosyal sorumluluk projesini hayata geçirecekler. Yine TOG işbirliği ile 100 genç İstanbul’da bir okulun yenilenme çalışmasında görev alacaklar.
"Şehrin İyi Hali" etkinliği kapsamında toplum yararına projelerde gönüllü olan 18-26 yaş aralığında yer alan üniversiteli gençler, yorgunluklarını 26. Akbank Caz Festivali programında yer alan 21 Ekim Cuma günü "Volkswagen Arena"da gerçekleşecek IMANY konserinde atacaklar.
Projede gönüllü olan ilk 500 üniversiteli gence bir kişilik konser davetiyesi verilecek. Kontenjanların kısıtlı olduğu proje için, 18-26 yaş aralığındaki tüm üniversiteli gençler başvurularını http://www.akbanksanat.com/sehriniyihali adresinden yapabilir.

19 Ağustos 2016 Cuma

Alix Avien Lipstick Tavsiyesi

Bugün sizlere hem yapısı hem de renk olarak çok severek kullandığım Alıx Avien Lipstick rujlardan bahsedecegim. En çok kullandığım 113 numaralı bordoya yakın pembe ışıltılı rujun sürümü kolay yumuşacık bir yapısı var ama asla yapış yapış değil.



Kokusu güzel. Renk ben ruj kullanırken açık tonlarda sevdiğim için tek kat kullanıyorum ama 2 kat olarak kullandığımda ya da bazen kalıcılığı artırmak için alt kısma koyu renk bir pudra sürdüğümde daha bordomsu bir renk oluşuyor. Işıltılı yapısı da ayrı bir güzellik katıyor. Aşırı simli değil ama parlak bir görünüm veriyor. Yanıma allık almadığım zamanlarda allık olarak bile kullanabiliyorum :) Nemlendirici özelliğini çok seviyorum tek kötü yanı bence fazla kalıcı değil ama o da çok önemli değil . Ben aldığımda sanırım 15.5 tl idi şimdi de 18-25 tl arası satılıyor.








Yeşilay Mizahın Diliyle Bağımlılıklara Dikkat Çekecek

Yeşilay Mizahın Diliyle Bağımlılıklara Dikkat Çekecek



Yeşilay kamuoyunun ve özellikle gençlerin bağımlılıklara karşı düşünmeleri ve refleks geliştirmeleri için çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Bu amaçla iletişim alanlarını da etkin bir şekilde kullanan Yeşilay, bağımlılık konulu uluslararası bir karikatür yarışması düzenliyor.
 Yarışma ile evrensel dil olan karikatür aracılığıyla kamuoyunun ve gençlerin bağımlılıklara karşı düşünmeleri ve refleks geliştirmeleri amaçlanıyor. Bağımlılık konulu yarışmada; uyuşturucu madde, tütün, alkol, teknoloji, kumar bağımlılığı gibi alt başlıkların yanı sıra anatçıların, bağımlılıkların insana ve topluma verdiği zararlara da değinilmesi bekleniyor.

Katılımcıların en çok 3 eser ile başvurabildikleri yarışmanın birincisi 3 bin dolar ve başarı plaketi, başarılı bulunan 5 yarışmacı ise 500 dolar ve başarı plaketi ile ödüllendirilecek. Sözel veya yazılı anlatım yerine daha çok görsel anlatımın ön planda tutulması istenen eserlerde A4 veya A3 boyutlarında siyah-beyaz veya renkli, yazı gerekli ise Türkçe ve İngilizce dillerinde olma koşulları aranıyor.

Yarışma jurisinde, Karikatürcüler Derneği Başkanı Metin Peker ve Yeşilay Bilim Kurulu Başkanı Prof.Dr. Peyami Çelikcan'ın yanı sıra karikatürist Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Muhittin Köroğlu ve İranlı Mehdi Azizi yer alıyor. Yarışmaya katılan eserler; sanatsal nitelik olarak 25 puan, konuya uygun mizahi yönünde 25 puan, eserde yansıtılan konunun günlük yaşamla ilişkili toplumsal ve kültürel etki gücüne ise 50 tam puan verilerek değerlendirilmeye alınacak.


Yarışmaya katılmak isteyenlerin, sanatçı katılma formu ile birlikte, belirtilen ölçülerdeki en fazla 5MB ve Jpeg formatındaki eserlerini 20 Kasım 2016 tarihine kadar cartooncontest@yesilay.org.tr adresine göndermeleri gerekiyor. İsteyen sanatçılar ise karikatürlerini, katılım formu ile birlikte Uluslararası Yeşilay Karikatür Yarışması, Sepetçiler Kasrı, Sirkeci 34110 İstanbul, Türkiye adresine posta yoluyla gönderebilecekler.

17 Ağustos 2016 Çarşamba

BOĞAZİÇİLİ ÖĞRETİM ÜYESİNİN ARAŞTIRMASINDA BOTOKS TEDAVİSİNDE SORU İŞARETİ ORTAYA ÇIKTI

BOĞAZİÇİLİ ÖĞRETİM ÜYESİNİN ARAŞTIRMASINDA
BOTOKS TEDAVİSİNDE SORU İŞARETİ ORTAYA ÇIKTI
Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği’nde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Can A. Yücesoy, kas mekaniğine yenilikçi bakış açıları geliştiren çalışmaları kapsamında serebral palsi hastalarına uygulanan Botoks tedavilerinde optimal çözümleri araştırıyor. Yücesoy, “Serebral Palsili çocukların Botoks tedavisi tamamlandıktan sonra da eklemlerini hareket ettirmekte zorlandığını gözlemliyoruz. Bu da dikkate değer bir probleme işaret ediyor’’ dedi.
Yücesoy, matematiksel modellemeye ek olarak çeşitli deneysel yöntemler yoluyla kas hastalıklarının sebeplerinin anlaşılmasına ve tedavisine yönelik yenilikçi bir bakış açısı geliştirerek uygulanan tedavileri optimize etmek üzere TÜBİTAK destekli bir çalışma yürütüyor.
Prof. Dr. Yücesoy kas mekaniğine yenilikçi bakış açıları geliştiren çalışmaları kapsamında serebral palsi hastalarına uygulanan Botoks tedavilerinde optimal çözümleri araştırıyor. Botoksun kozmetik başta olmak üzere pek çok alanda kullanıldığına dikkat çeken Yücesoy, ‘’Botoks kası kısmen paralize eder, sinirlerin kası uyarmasını engeller. Botoksun serebral palside de özel bir kullanımı var. Kasta ortaya çıkan kısmi paralizazyon, eklemdeki probleme yol açan refleksi oluşturan reseptörlerin önemli bir kısmı devreden çıkartıyor. Buna spastisite yönetimi deniyor ve hastanın daha rahat hareket etmesi sağlanıyor. Ancak, etki nörolojik anlamda olumlu olsa da hareketi hala kaslar sağlıyor ve çalışmalarımız Botoks ile onların değişime uğradığı gösteriyor. Serebral Palsili çocukların Botoks tedavisi tamamlandıktan sonra da eklemlerini hareket ettirmekte zorlandığını gözlemliyoruz. Bu da dikkate değer bir probleme işaret ediyor’’ diyor.
Yücesoy, TÜBİTAK tarafından da desteklenen bu araştırmanın Botoks uygulamaları boyutuna dair şunları ekliyor: ‘’Bu tedavi serebral palsi hastalarında nörolojik soruna faydalı oluyor. Ancak, çalışmalarımız botoksun kasların yapısına ve fonksiyonu açısından tedaviden beklenenle uyumsuz etkileri olduğuna işaret ediyor. Botoks genelde iki yıl boyunca periyodik olarak kullanılıyor ve sonrasında bırakılıyor. Doğal olarak nörolojik soruna olumlu etkisi de ortadan kayboluyor. Deneylerden elde ettiğimiz bulgular, hareketin hala motoru olan kasın bu süre sonunda değişeceğine işaret ediyor. Botoks tedavi sürecini simüle ettiğimiz bir modelleme çalışmamız ise serebral palsi hastalarının eklemlerinde görünen patolojik fonksiyonların gerilemeyeceğini hatta belirginleşecek bir duruma gelebileceğini öneriyor. Hastaların bu sürecin sonunda büyük oranda ortopedik cerrahiye alınıyor olması da bu düşüncemizi destekliyor. Bulgularımız buna kas dokusunun daha önce bilinmeyen bir biçimde adaptasyon geçirmesinin yol açtığına işaret ediyor’’
Yücesoy bu çalışmaları olgunlaştırıp Botoksun yol açtığı olumsuz adaptasyonların mekanizmasını belirlemeyi ve sonrasında bunu giderecek yollar bulmayı hedeflediklerini sözlerine ekliyor. “Geliştirdiğimiz yenilikçi bakış açılarından hareketle bu adaptasyona ilacın kendisinin değil, kısmı paralizasyonun yarattığı değişen mekanik durumun yol açtığını düşünüyoruz”.
Halen bu araştırmalar kapsamında hayatında hiçbir zaman Botoks tedavisi almamış, ameliyata girecek bir hasta ile Botoks tedavisi görmüş bir hasta arasında ne gibi farklılıklar olduğunu konu alan bir çalışmaya hazırlandıklarını da belirten Yücesoy, 5-8 Temmuz 2016’da ABD- Chicago’da düzenlenen 21. Uluslararası Elektrofizyoloji ve Kinesiyoloji Kongresi’nde alanın eksperlerini bir araya getiren bir sempozyum organize etti. Yürütmekte oldukları çalışmaları bu kongrede de uluslararası bilim dünyasına sundu.
Lisansını Makine Mühendisliği alanında tamamlayan Yücesoy, 2008’de Türkiye Bilimler Akademisi tarafından Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü’ne layık bulunmuş, 2009 yılında ise Boğaziçi Üniversitesi Vakfı’nın verdiği Üstün Başarı Ödülü’nü almıştı. Yücesoy’un ekibinin serebral palsi hastalarının geçirdiği ortopedik ameliyat sırasında uyguladığı özel bir kas mekaniği ölçüm tekniği bulunuyor. Bu alandaki çalışmaları yurtdışındaki akademik yayınlar arasında özeli bir karşılık buluyor.

16 Ağustos 2016 Salı

LerzanKaradan Cupcake tarifi


Cupcake Tarifi




Merhaba herkese
Bugün sizlere cupcake tarifi vereceğim. Daha öncede bahsetmiştim bizim evde en çok kakaolu ve çikolatalı lezzetler seviliyor ve bende bu tarz şeyleri yapmaktan daha çok zevk alıyorum.
Görseldeki cupcake i oğlumun doğum günü için yapmıştım ve hem çocuklardan hem konuklarımdan tam not aldım. Çok tarif isteyen olunca da tüm takipçilerimle paylaşmak istedim. Aslında cupcake kalıpları bunlar değil ama o sırada bulamamıştım o yüzden kek kalıplarında pişirmek ve sunmak zorunda kaldım. Hatta çocukların kolay yemesi için aşırı kremalı da yapmadım.

Malzemeler

4 yumurta
1.5 bardak şeker
1.5 bardak süt
yarım bardak sıvı yağ
1 paket kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
2.5 bardak un(bazen çok cıvık gelebiliyor unun yapısından o zaman ekleme yapabiliyorum)

önce şeker ve yumurtaları çırptıktan sonra tüm malzemeleri robotta çırpıyorum kaşık kaşık (yarısına gelecek şekilde) kaplara paylaştırıyorum.

İçerisine fırından çıkınca (ılıkken )sıkmak için hazır çikolata sosu gerekiyor. Bu tabi sizin zevkinize kalmış.

üzeri için kremamıza gelince krem şanti tek başına çok yağlı geldiği için evde krema yapıyorum krem şanti ile çırpıp kullanıyorum.

Krema için
1 su bardağı şeker
1.5 su bardağı süt
3 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı tereyağ
1 paket kakao

şeker süt  kakao ve unu çırparak pişiriyorum. Koyulaşınca altını kapatıp kaymak tutmaması için tereyağını ekleyip çırparak soğutuyorum. Yeterli soğuluğa erişince krem şantimi de katıyorum biraz daha buzdolabında bekletip keklerimi süslüyorum. Afiyet olsun