Merhaba herkese

Bugün sizlere kendi hayatımdan bir kesit sunacağım. Bir blog yazarı için fazla samimi olacak bir yazı baştan uyarayım.

Herkesin bir hayali, hayranı olduğu biri vardır değil mi? Çoğunluğun evet dediğini duyar gibiyim :)  Benim de yıllardır hayranı olduğum tek sanatçı Levent Yüksel. Bugünkü yazımın konusu da benim için çok farklı bir yere sahip olan çok değerli sanatçı Levent Yüksel.

 Üniversitede okurken çıkmıştı Levent Yüksel. Hepimizin hafızasında kalan ve hepimizin hayatına dokunan şarkılarıyla ilk albümü olan Med Cezir ile. İşte o zaman başladı benim hayranlığım. Kral Tv de dinlemiştim ve çok beğenince kasetini almıştım kendime. Albümdeki tüm parçalar mükemmeldi. Hem mutlu anımda hem hüzünlü zamanımda bıkmadan defalarca dinleyebildiğim tek albüm oldu. Sonrasında hayranlığım büyüdü ve yayıldı. Ailem, arkadaşlarım Tv de yahut radyoda çıkınca telefonla arayıp -seninki çıktı kaçırma diyorlardı. O zamanlar video klipleri her yerden dinleme, izleme şansımız yoktu tabi. Nadir görünce de hemen haber veriyorlardı.

Ardından ikinci albümü çıktı. O albümde de Zalim ve Çekirdek Hatun başta olmak üzere gene tüm şarkılara bayılmış, ezberlemiştim. Kamyon şoförü rolündeki Levent Yüksel biraz komik ama daha çok sempatik gelmişti. Sonra herkesin hafızasında kalan Bi daha şarkısıyla single albümü çıktı. Bi daha şarkısını çok sevsem de ben daha slow şarkılara yakıştırıyordum sesini. Ardından Adı Menekşe albümü çıktı. Orada da İmkansız Aşk ve Aşk Bireysel Bir Yolculuktur en sevdiğim şarkıları oldu. Bu albümden iki sene sonra da Levent Yüksel Aşkla albümünü çıkarttı. Bu albümde ilk albümün tadını vermese de Mutsuzsun ve Son Kadınım şarkılarıyla gönlümde taht kurmuştu. Tabi ki tüm şarkılarını çok severek dinliyordum ama ismini yazdığım şarkılar gerçekten de çok daha etkiliyordu beni. 2004 yılında Uslanmadım albümü çıkınca işte bu Levent Yüksel efsanesi geri döndü dedim. Çünkü albümdeki tüm şarkılar efsaneydi. Tıpkı ilk albümdeki gibi insanın kalbine kalbine işliyordu sanki. Sanırım Med Cezir albümünden sonra en sevilen albümü bu oldu. Çünkü şarkıların hepsi dillerde marş olmuştu. Bu albümden iki sene sonra da 2006 da Kadın Şarkıları albümünü çıkartan Levent Yüksel bildiğim ancak çok sevmediğim şarkıları bana tekrar sevdirdi. Özellikle Ya Sonra şarkısı tekrar sevildi Levent Yüksel sayesinde. Levent Yüksel ardından Sıfır km grubu ile bir albüm çıkarttı ancak orada önceki söylediği şarkılardan Med Cezir, Zalim ve Yas'ın yeni remix versiyonları vardı. 2012 yılında ise Top yekün albümü çıktı. Bu albümü ve şarkılarını çok bilen yok ama tabi ki ben tüm şarkılarını biliyor ve çok seviyorum. Topyekün albümünde de Top yekün, Beş Duyu ve Tehdit en sevdiklerim oldu. Çok emek verilmiş güzel bir albümdü. Neden çok tutulmadığını anlayamadım. Hatta bu albümde öyle şarkılar vardı ki benim diyen şarkıcıların seslendiremeyeceği kadar zor söylenecek tarzdaydı.

Bildiğim son albümü Hayatıma Dokunan Şarkılar isimli arabesk şarkılardan oluşan albümü oldu. Tüm şarkıları her zamanki gibi kalbe dokunacak şekilde seslendiren Levent Yüksel'in seçtiği şarkılar da sesi kadar efsaneydi. Müslüm Gürses, Orhan Gencebay gibi sanatçıları dinlemeyenler bile bu albümü çok sevdi.

Yıllar geçti ve benim en büyük hayalim konserine katılabilmekti; ancak olmadı, hiç denk gelmedi. Biri bana 3 dilek hakkın ne diye sorsa; Levent Yüksel konserine gitmek, Levent Yüksel'le şarkı söylemek ve Levent Yüksel ile fotoğraf çektirmek derdim. Hani 43 yaşındaki bir insan için bazılarına gereksiz gelecektir; hatta sen ergen misin diyenlerde olacaktır. Ama bu hayranlık isteyerek olan bir şey değil, hani ben Levent'e hayran olayım diye hayran olmuyor insan. Tamamen istem dışı gelişen bir olay. Aşk gibi diyeceğim de aşkta karşılık beklersin hayranlıkta ise sadece hayal kurarsın😂

Geçtiğim ay çok sevdiğim arkadaşım Enhar'dan gelen bir telefon ile hayalim gerçek oldu. Bana sürpriz yapmış ve Levent Yüksel'in sahne aldığı yerde hem de lobiden bilet almıştı. Uça uça gittim dersem yalan olmaz :)) hatta o kadar sevindim ki hep bir korku oluştu içimde bir aksilik olacakmış gibi. Sonrasında sanırım benim şansıma en önden izleme imkanı bulduğum muhteşem bir konserdeydim. Gerçekten de rüya gibiydi. Yıllarca hayranlık duyduğun ses kanlı canlı sana bakarak şarkı söylüyor. Hani hayranı olduğunuz biri yoksa beni anlamanız çok zor olsa da bu duygu başka nasıl anlatılır bilmiyorum. Sesi, şarkıları çok özel bir insan Levent Yüksel; yaşantısı, yaşam tarzı v.s. beni ilgilendirmiyor zaten. Ama Sertap ile evliyken yaptıkları röportajlarda ikisinin de birbirine ne kadar destek olduklarını okumuştum. Hani sanatçı örnek olmalı mı? olayı var ya bana göre olmasına gerek yok. Çünkü Leventten örnek verecek olursam -o bu kadar güzel bir sese sahip olmasa, şarkıların duygusunu dinleyenlerine geçirmese onu tanır mıydık? hayır. O halde bizi ilgilendiren kısmı sesi, şarkıları bir de sahnedeki ve kliplerindeki sempatik halleri.Gerisi ona kalmış. Sonuçta muhteşem bir sesi olsa da o da insan hata yapma hakkı hepimiz kadar (bu arada hayatında hata var gibi bir şey algılanmasın ki varsa da bilmiyorum sadece hayatının, yaşam tarzının bende dahil hiçbirimizi ilgilendirmediğini söylüyorum ) olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Konser bitiminde sohbet edip fotoğraf çektirme imkanı da bulunca😰....Enhar'a ve Gökçe'ye böyle unutulmaz bir gün yaşattıkları için buradan da teşekkür ediyorum. Tabi ki en büyük teşekkür Levent Yüksel'e

Eşin kıskanmıyor mu diyenler mutlaka çıkacaktır; eşim benim hayat arkadaşım, dile kolay 21 yılı beraber geçirdik. Benim hayranlığımı en başından beri bilen biri. Levent Yüksel'in sesini çok beğenmediği halde bana 2. ve 4. albümlerini alan kişi eşimdir. Bunları beni mutlu etmek için yapıyor elbette. Çünkü birbirimizin zevklerine, hobilerine saygı duyuyoruz. Levent Yüksel bayan da olabilirdi. Ben onun sesine, şarkılarına, sempatik tavırlarına hayran oldum cinsiyeti ise benim için bir şey ifade etmiyor. Eşimin de farklı zevkleri var; mesela o da bisiklet sürmeyi çok seviyor ve onun da çok beğendiği bisiklet süren bayanlar var. Bu kıskanılacak bir şey değil. Yukarıda da dediğim gibi hayran olmak insanın elinde olarak yaşadığı bir duygu değil, beğenirsin, takdir edersin ve hayran olursun.


Son olarak sizlere hayat mottomu da buraya yazıyorum; Sonuna kadar gidecek cesaretin varsa bütün hayallerin gerçek olur 💛💛💛