31 Ağustos 2016 Çarşamba

Revox Horse Tail Shampoo

Revox Horse Tail Shampoo 


Merhaba

Bugün sizlere yaklaşık 1,5 aydır kullandığım Revox Horse Tail Shampoo dan bahsedeceğim. Bir çok blogger arkadaşımdan övgülerini duymuştum ama kullanmamıştım.
#LerzanKaradanli23Nisan etkinliğimizde hediye olarak gelince denemek için iyi bir fırsat olduğunu düşündüm. Kullanmak için özellikle yaz ayını seçtim çünkü denizde ne yaparsak yapalım saçlarımız yıpranıyor.

Öncelikle Revox At Kuyruğu Şampuanının  kokusunu çok sevdim kalıcı olmasa da en azından saçlarımı yıkarken rahatsız etmiyordu. Uzun süredir bitkisel şampuanlar kullandığım için özellikle ekstra saç kremi kullanmadım saçlarım açılmayacak kadar dolaşırsa Revox saç kremi de başlarım diye ancak gerek kalmadı.

İçeriğindeki salisilik asit sayesinde saç köklerine yeterli oksijen alınmasını sağlayarak saçların daha sağlıklı olmasını vadediyor.

İlk hafta yeni bir şampuan kullanıyor olmam sebebi ile saçlarımda hafif sertleşmeler olduysa da sonrasında saçlarım şampuanı kabullendi. Yazın denizden kaynaklı saç diplerinde oluşan kaşıntıyı kesti. Saçlarımda gözle görülür bir canlanma ve parlama oldu. Saçlarımda belirgin bir artış olmasa da hava değişikliği ve denizden kaynaklı dökülmelerim azaldı. Kısacası ben memnun kaldım. Aslında Revox saç serumunu da kullanmak istiyordum ancak öncelikle şampuanı kullanıp saçlarıma nasıl geldiğini görmek istedim. Revox saç serumunu eşime kullandırıyorum o yüzden  ayrıca bir yazı olarak yazmayı düşünüyorum. Saç dökülmesi şikayetiniz var ise sizlere de rahatlıkla tavsiye edeceğim bir şampuan oldu Revox. Şu yönü de kötü diyebileceğim bir şey olmadı.

30 Ağustos 2016 Salı

ihtiyacHaritasi.org Nedir ?

ihtiyacHaritasi.org Nedir ?





Merhaba
Bugün sizlere büyük bir iyi niyet ve harika bir oluşumdan bahsedeceğim. İhtiyacharitasi.org adlı oluşum farklı konulardaki ihtiyaçların ihtiyaç sahipleri ile ihtiyaçları karşılayacak kişiler ve kurumlarla buluşturulduğu online bir platform. Sadece ihtiyaçları karşılamakla da kalmayıp farklı konularda destek  almak ve vermek isteyen kişiler de bu online platform ile buluşturulmaktadır.

Sistem 3 şekilde çalışıyor.

Öncelikle ihtiyaç gir kısmı var; Siteye üye olduktan sonra burada yaşadığımız yerdeki (sokak,kent, mahalle,okul v.s. ) ulaşım, eğitim gibi konularda ihtiyaçlarımızı ve adresimizi giriyoruz.

Sonrasında destek ol kısmı var ; Burada da önce üye olup sonrasında bu sitede destek olmak isteyen kişi ve kurumlar bilgilerini giriyor. Ve onların destek olmadığı kişi ve kurumlar site sayesinde inceleniyor ve yönlendirme yapılıyor.

Son bölüm ise gönüllü ol kısmı; Bu kısımda da önce üye olup sonrasında ihtiyaçharitasi.org sistemi içerisinde yer alan plan ve projelerde ihtiyaçların karşılanması sürecinde gönüllü olarak çalışabiliyorsunuz.

Mesela mahallenizdeki okulun spor salonu yok hemen siteye üye olup ihtiyacınızı varsa fotoğraflar ile anlatıp destek gelmesini bekliyorsunuz hepsi bu :) Ben sisteme bayıldım ve gerek ihtiyaç gir ile gerekse gönüllü ol kısmı ile sistemin içerisinde olmak istiyorum.

Güven ve gizlilik son derece önemli olduğu için site içerisinde çok güzel bir filtreleme sistemi var. İstemediğiniz sürece bilgileriniz 3. şahıslar ile asla paylaşılmıyor.

Kime yardım edeceğimizi şaşırdığımız şu günlerde acaba doğru adrese mi gidecek  kaygısı duymadan gönül rahatlığı ile insanlara hem maddi hem de manevi olarak destek olabiliriz. Ya da kimden yardım isteyebilirim diye düşünmeden rahatlıkla bu platform ile destek bulabiliriz.

Mesela Niğde de bir kampanya var; Niğdeli Şehit Yasin Keskin yaşatılması için köyüne kütüphane yapılması için bir proje başlatılmış. Ben de bu konuda destek vermeye hazırım ve kampanyaya katılıyorum.





Şimdi siz karar verin bu sitede nerede yer almak istersiniz ? Daha fazla bilgi için lütfen tıklayın


29 Ağustos 2016 Pazartesi

Papuç İnciri Hakkında


Papuç İnciri Hakkında bilmedikleriniz



Merhaba
Bugün sizlere benim neredeyse 30 lu yaşlarda tanıştığım bir meyve den bahsedeceğim sizlere. Daha çok Ege ve Akdeniz bölgesinde yetişen kaktüs meyvesi olan (farklı isimlerle de anılıyor Hint inciri, Babutsa, Kilis İnciri, Kaynana dili, Kirek yemişi v.b.)bu incir çok şifalı oluşu ile biliniyor. Soğuk olarak servis yapılan bu meyve gerçekten çok da lezzetli.

İlk kez Mersin de sahilde gördüğümde bu nedir diye sorduğumda temizleyen abla -şifadır bunu yemeden ölme demişti. Merak ile yemiştim. İlk yediğimde tabi ki lezzeti farklı geldi ama sonrasında çok sevdim. Bana en büyük faydası bağırsaklarımı çalıştırması oldu yani kısa vadede şifasını gördüm diyebilirim. Uzun vadede faydaları ise saymakla bitmeyecek kadar çok; içeriğindeki yoğun vitamin ve mineraller sayesinde yaz günlerinde bol su tüketerek yitirdiğimiz değerleri kısa sürede vücudumuza tekrar yüklüyor. Bu sayede de yorgunluk, bitkinlik ve halsizlik şikayetlerine son veriyor. Ayrıca şeker hastalığında da tedavi amaçlı kullanılan bu meyvenin kollestrolü düşürdüğü de biliniyor. Toplanması çok meşakkatli olduğu için hatırı sayılır ücretlere satılan bu incir bence bu parayı hak ediyor. Çünkü hem toplanması hem de soyulması gerçekten itina istiyor. Hani benim gibi bu işi bilmeyenlerin yapabileceği bir şey değil :)

Ege ve Akdeniz de güzel bir geçim kaynağı olması da en güzel tarafı. Çünkü doğada tamamen organik olarak yetişiyor ve bakım gerektirmeden kendiliğinden büyüyor. Tek zorlayan kısmı toplamak ve ayıklamak. İmkanınız varsa tadına bakın hatta çocuklarınızı da bu lezzetle tanıştırın derim ben.

28 Ağustos 2016 Pazar

Evde kedi beslenir mi?

Evde kedi beslenir mi ?


Evde Kedi Beslenir mi?




Merhaba

Beni yakından tanıyanlar iyi bilirler hemen hemen zararsız tüm hayvanları severim. Mümkün oldukça kampanyaları desteklerim yardımlarımı yaparım. Çocuklarımı da birer hayvan sever olarak yetiştirdim. Onlar da en az benim kadar hayvanlarla dost. Onların oyuncak değil ayrı birer canlı olduğunun da son derece farkındalar.
 Bizim evimizde de 24 Hazirandan beri bir misafirimiz var. Adı Minik. Sokakta zavallı bir haldeyken aldık onu evimize. Bekarken de kedim vardı ve ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunu iyi bilirim. Bu yüzden eve kedi almayı düşünmüyordum. Ancak minik de durum farklı gelişti; kedi almak istediğimiz için değil minik kedi hasta ve sahipsizdi ona acıdığımız için aldık. Yani kedileri çok sevmeme rağmen sorumluluğu bir bebek kadar fazla olduğu için almamıştım yıllarca, minik ise kendi geldi. Ramazan ayında apartmanımızın önünde çok ağlıyordu. Bir süre takip ettik sokakta besledik ancak annesi de yoktu ve sürekli miyavlıyordu. Karnında yarası vardı ve kıyamadık evimize aldık temizledikten sonra da veterinere götürüp bakımını üstlendik. Çevremden çok tepki aldım sa da hiç pişman olmadım. O'na elimizden geldiği kadar iyi bakmaya çalışıyoruz. Çocuklarıma her fırsatta o bir canlı ve vebali var madem bizimle yaşıyor mümkün olduğu kadar iyi davranmalıyızı aşıladım.

Gelelim tekrar konumuza evde kedi beslenir mi?

Bunu sizler için hem sağlık açısından hem de dini açıdan ele alacağım. Çünkü çevremde cahilliklerinden ya da kimseyi itham etmek istemesem de merhametsiz oldukları için o kediyi at, pis o iğrenç diyenler çok oldu ve ben de bu yazıyı hazırlamam gerektiğini düşündüm.

Sağlık açısından ele alacak olursak; kedinin faydaları sayılamayacak kadar çok

Öncelikle kedilerin insana yaşama sevinci verdiği su götürmez bir gerçek. Yapılan araştırmalarda tansiyon hastalarının bile kediyi okşadıklarında tansiyon değerlerinde düzelmeler tespit edilmiştir.  Kedi bakan insanlarda stres hormonlarının azaldığı kalp ve damar hastalıklarının daha az görüldüğü de yapılan tespitler arasında. Kedi sahipleri kalp krizi riskini de yarı yarıya azaltıyor sonucu da Harvard Üniversitesinin tespit ettiği sonuçlardan.

Kedilerin psikiyatrik vakalarda da çok faydalı olduğu kanıtlanmış; Özellikle kedi mırıldamasının insanı stresten arındırdığı ve kişiye mutluluk hormonu salgılattırdığı tespit edilmiştir. Kedilerle büyüyen çocukların bağışıklık sistemlerinin daha güçlü olduğu da diğer tespitler arasında. Kedi mırıldamasının ağrı kesici özelliği de vardır. Ayrıca kediler sadece yanlarında insanlar varken mırıldarlar tek iken mırıldamazlar. 

Gelelim işin dini boyutuna;
Peygamber Efendimiz (S.A.V.) kedileri çok severmiş ve çok değer verirmiş. Bir keresinde ceketinin kolu üzerinde uyuyan kediyi uyandırmamak için ceketinin kolunu kesmiştir.

Bir keresinde de tam abdest almak için bir kaba su doldurmuş ancak Peygamberimiz daha suyu kullanmadan minik bir kedi o sudan içmiştir. Peygamberimiz onu rahatsız etmemiş suyu içmesini beklemiş ve ardından kedinin su içtiği su ile abdest almıştır. Su kirlenmedi mi diye soranlara da -kedi necis değildir. O ev halkından birisidir. Hiç bir şeyi kirletmez buyurmuşlardır.

Gene bir sohbetinde Peygamber efendimiz (s.a.v.) evde kedi beslemek sevaptır. Aile bireylerinin merhamet duygularını geliştirir çocukları mutlu eder demiştir. Ayrıca kedi beslenen evin bereketi bol olur buyurmuşlardır.

Kedi tüyünün zararına gelirsek; kedi tüyünün zararı halının tüyü kadar zararlıdır. Yani kedinin tüyü başlı başına zararlı değildir. Eğer kedi sokakta yaşıyorsa ve mikrop kapmışsa ancak o zaman kediden size bir hastalık geçme ihtimali var. Bu da çiğ etlere ellediğimizde ya da yeşil yapraklı sebzelerle muhattap olduğumuzda geçecek kadardır. Yani evde aşıları ve bakımları yapılmış bir kediden size hastalık geçme şansı yoktur.

Şimdi soruyorum her fırsatta kediler iğrençtir diyenler; siz uzmanlardan çok daha mı iyi biliyorsunuz ya da takvada Peygamber Efendimizden  daha mı üsttesiniz ?
Minik geldiği gün korkak ve sürekli miyavlıyordu
Miniğin yarası bu şekildeydi

O artık aileden biri 
Minik yeni yuvasında huzurla uyuyor

25 Ağustos 2016 Perşembe

Avon Rujlar Hakkında Deneyimlerim

Merhaba
Bugün sizlere severek kullandığım 4 farklı rujdan bahsedeceğim. Hepsi de Avon markasına ait ancak farklı tonlarda rujlar. Sırayla anlatacağım.



Öncelikle  Avon Endless kahve tonlarındaki rujumdan bahsedeyim. Yapısı yumuşacık. Hafif simli yapısı ile güzel bir görüntü veriyor. Yapısı aşırı yağlı olmadığı için sık sık tazelemek zorunda kalmıyorum o yüzden seviyorum. Benim açımdan olumsuz bir tarafı yok. Renk zaten kıyafetlerimde de en çok tercih ettiğim tonlarda olduğu için en sık kullandıklarımdan birisi.


Diğer sevdiğim ruja gelirsek Avon Rosiest serisinden gene kahve tonlarda ancak daha mat görünümlü olan rujum. Bu rujumun kokusunu sevmiyorum ancak dudakta duruşu ve kalıcılığı çok güzel sanki alt katına pudra sürmüşüm gibi dağılma yapmadan dudakta sabitleniyor. Dediğim gibi kokusu dışında severek kullanıyorum.


Bir diğer ruj Avon kiss'n'go serisinden daha nude tonlarındaki rujum. Görüntü olarak koyu olsa da sürüldüğünde belli belirsiz bir parlaklık veriyor. Özellikle esmerleştiğim zaman daha çok severek kullanıyorum. Bu rujumun yapısı da yumuşacık ve sürümü de kolay. Yazın özellikle çantamdan çıkartmadığım rujlarımdan kendisi.


En sevdiğimi en sona bıraktım. Avon Shine Attract Ruj 302 numara. Ortasındaki krem ruj var dış kısmı ise parlatıcı. Kokusu da dokusu da çok güzel. Yalnız normal ruj gibi kullanıldığında aşırı parlak gözüküyor. Bir diğer eksisi kalıcı da değil. O yüzden ben az az sürüyorum malum çok parlak görüntü istemiyorum. Bir de diğer lip glosslarda yaşadığım yapış yapış hissini de bunda yaşamak istemiyorum. Bu yüzden ufak dokunuşlarla sürüyorum. Sık sık tazelemek gerekiyor. Biraz fazla sürüldüğünde pembelikten çok kırmızıya yakın bir renk oluyor. Sadece parlaklık istediğimde dış kısmından sürüyorum normal bir pembe renk için tamamını ufak dokunuşlarla sürüyorum. Yaz kış severek kullandığım rujlarımdan birisini sizlere de tavsiye ediyorum.


Siz Avonun hangi rujlarını kullanıyorsunuz ?









24 Ağustos 2016 Çarşamba

Mediwell Dudak Bakım Kremi

Mediwell Dudak Bakım Kremi



Merhaba herkese
Bugün sizlere Mediwell marka dudak bakım kremlerinden bahsedeceğim




Mediwell Şanlı İlaç Sanayi A.Ş. ne ait. Mediwell e ait bakım serileri koruyucu ve paraben içermiyor. Mediwell dudak bakım kremleri özel bitkisel içerikli formüle sahipler. Bu sayede çatlamış ve yıpranmış dudaklara bakım yapıyor. Dudaklara incecik sürüldüğünde koruma için yetiyor ve bazı balmlarda yaşadığımız yapış yapış hissi olmuyor. Bir şey yeyip içmediğim sürece de koruma etkisi azalmıyor.

Ben en çok çilekli ve muzlusunu sevdim. Minicik kutularda olduğu için her çantaya bir tane koydum ve her fırsatta dudaklarıma sürüyorum. Çünkü hem güneşte hem de soğuk havalarda çatlamaya müsait dudaklara sahibim. Diğer ikisi ise kavunlu ve tutti frutti aromalı.

Ürün ambalajlarının alt kısmında son kullanma tarihleri de bulunduğu için tarih geçme sıkıntısı da olmuyor. Tek olumsuz tarafı bana göre parmakla alma olayı ki hiç sevmiyorum. Her seferinde tırnağımın içerisine doluyor. Bir de her seferinde parmak sokulduğu için sanırım hijyen açısından da sıkıntılı. Gerçi ben çok sık kullandığım için çabucak tüketiyorum ama keşke ruj şeklinde olsa ya da dışarı doğru bombeli olsa diye de Şanlı İlaç firmasına teklifte bulunuyorum. Eczanelerde 4 tl ye satılan bu dudak kremlerini denemenizi tavsiye ediyorum.


Poğaça Vazgeçilmeziniz İse Farklı Lezzetteki Poğaçalar İle Tanışma Zamanı

Poğaça Vazgeçilmeziniz İse Farklı Lezzetteki Poğaçalar İle Tanışma Zamanı
Çocukluğumda, poğaça fırınımızdan, kokusu mutfağımızdan eksik olmazdı. Çok severek yerdik anne poğaçasını. Çoğumuz, annemizi güzel yemek yapabilmek için idolümüz belledik. Her zaman, yemek ile ilgili bir sorunumuz olduğunda ona danıştık. İnternet hayatımıza girince, annemize daha seyrek danışır olduk kabul ediyorum. Ama pratik tarif ihtiyacında, her daim aradığımız annemizdi. Ben, artık annemi arama şansına sahip değilim ve pratik tariflere ihtiyacım var.
Ufak bir kafe işletiyorum ve müşterilerime çok farklı şeyler sunmam gerekiyor. Sürekli araştırıyorum, internette geziyorum. Gün içinde epey mesai harcıyorum. Farklı tarifler için, yaptığım araştırmaların sonu genelde hüsran ile sonuçlanıyordu ta ki düne kadar. Lezzet.com.tr adında çok farklı bir yemek sitesi düştü ekranıma ve aradığımı buldum. Her derde deva çok farklı tarifler var. Öncelikle, tarifler çok güzel kategorize edilmiş, klasörlere ayrılmış ve aradığınızı kolay bulabiliyorsunuz.
Hamur işi tarifleri, peynirli tarifler, meyveli tarifler, dondurmalı tarifler, sandviç tarifleri, çay saati tarifleri, tatlı tarifleri, pasta tarifleri, kek tarifleri ve hatta sos tarifleri kafe sahibi birisi olarak beni çok mutlu etti. Yaz aylarında olduğumuz şu günlerde meyveli tarifler, menüde olması gerekenler arasında yer alıyor. Müşterilerim için hem hafif, hem güzel lezzetler bulmam için bu tarifler cennet gibi geldi.
Örneğin, kivili penna cotta,  dolgulu çıtır armut, ayvalı crumble, çilekli yoğurt bar, meyve şöleni, karamelize elmalı pancake, elmalı kup, erikli iki renkli muhallebi, kırmızı meyveli pavlova, şeftalili mus, kayısı peltesi, kirazlı ve karadutlu milföy tart gibi çok lezzetli ve çeşitli tariflere ulaşabiliyorsunuz. Sitede gezinmeye devam ederken, çok daha güzel ve beni eskiye götüren tariflerde buldum. Annemin hiç unutamadığım poğaçalarını, kafemde yapmaya çalışıyordum ve satış için farklı lezzetler arayışında olduğum bu zamanda, bu güzel sitede hiç bilmediğim çok farklı poğaça tarifleri ile karşılaştım Örneğin, nişastalı anne poğaçası, çelenk poğaça, bol peynirli pratik calzone,  çiçek poğaça gibi birbirinden güzel poğaça tarifleri için bu siteyi şiddetle tavsiye ederim.

23 Ağustos 2016 Salı

Yuzzy Lavanta Özlü Yüz Maskesi Deneyimim

Merhaba herkese
Bugün sizlere ilk defa denediğim bir yüz maskesinden bahsedeceğim.

Cilt temizliği benim için çok önemli. Çok sık makyaj yapmasam da mutlaka cilt temizliğine dikkat ediyorum. Çünkü sadece makyaj ürünleri değil günlük kullandığım nemlendirici ve güneş bakım kremleri de gözenekleri tıkayıp cilt bozuklukları yapabiliyor.

Maske toz halinde. Paketi açar açmaz ortalığı lavanta kokusu sardı. Bir kaba koyup su ile karıştırdım. Macun kıvamına geldiğinde yüzüme sürüp kuruyana kadar bekledim. Normalde duş aldıktan sonra yapardım maskelerimi de peelinglerimi de ancak bu sefer öyle yapmadım. Önce maskemi yaptım sonra duşa girdim.

Kuruduktan sonra yıkadığım cildimde bayağı bir gerginlik oldu. Hatta ilk yıkadığımda ufak bir kaşındı cildim  acaba alerji mi yaptı diye de korktum ama çabuk geçti :) Duş sonrasında ise bayağı bir yumuşaklık ve elime gelen ufak tefek pürüzden eser kalmamıştı. Tavsiye edeceğim ürünler arasına girdi. Daha faydalı olması için haftada 3 kez kullanılması öneriliyor. İlk kullanımda beğendiğim ürün azdır ama bunu sevdim. Sizler hangi maskeleri kullanıyorsunuz ?



19 Ağustos 2016 Cuma

Alix Avien Lipstick Tavsiyesi

Bugün sizlere hem yapısı hem de renk olarak çok severek kullandığım Alıx Avien Lipstick rujlardan bahsedecegim. En çok kullandığım 113 numaralı bordoya yakın pembe ışıltılı rujun sürümü kolay yumuşacık bir yapısı var ama asla yapış yapış değil.



Kokusu güzel. Renk ben ruj kullanırken açık tonlarda sevdiğim için tek kat kullanıyorum ama 2 kat olarak kullandığımda ya da bazen kalıcılığı artırmak için alt kısma koyu renk bir pudra sürdüğümde daha bordomsu bir renk oluşuyor. Işıltılı yapısı da ayrı bir güzellik katıyor. Aşırı simli değil ama parlak bir görünüm veriyor. Yanıma allık almadığım zamanlarda allık olarak bile kullanabiliyorum :) Nemlendirici özelliğini çok seviyorum tek kötü yanı bence fazla kalıcı değil ama o da çok önemli değil . Ben aldığımda sanırım 15.5 tl idi şimdi de 18-25 tl arası satılıyor.








Yeşilay Mizahın Diliyle Bağımlılıklara Dikkat Çekecek

Yeşilay Mizahın Diliyle Bağımlılıklara Dikkat Çekecek



Yeşilay kamuoyunun ve özellikle gençlerin bağımlılıklara karşı düşünmeleri ve refleks geliştirmeleri için çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Bu amaçla iletişim alanlarını da etkin bir şekilde kullanan Yeşilay, bağımlılık konulu uluslararası bir karikatür yarışması düzenliyor.
 Yarışma ile evrensel dil olan karikatür aracılığıyla kamuoyunun ve gençlerin bağımlılıklara karşı düşünmeleri ve refleks geliştirmeleri amaçlanıyor. Bağımlılık konulu yarışmada; uyuşturucu madde, tütün, alkol, teknoloji, kumar bağımlılığı gibi alt başlıkların yanı sıra anatçıların, bağımlılıkların insana ve topluma verdiği zararlara da değinilmesi bekleniyor.

Katılımcıların en çok 3 eser ile başvurabildikleri yarışmanın birincisi 3 bin dolar ve başarı plaketi, başarılı bulunan 5 yarışmacı ise 500 dolar ve başarı plaketi ile ödüllendirilecek. Sözel veya yazılı anlatım yerine daha çok görsel anlatımın ön planda tutulması istenen eserlerde A4 veya A3 boyutlarında siyah-beyaz veya renkli, yazı gerekli ise Türkçe ve İngilizce dillerinde olma koşulları aranıyor.

Yarışma jurisinde, Karikatürcüler Derneği Başkanı Metin Peker ve Yeşilay Bilim Kurulu Başkanı Prof.Dr. Peyami Çelikcan'ın yanı sıra karikatürist Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Muhittin Köroğlu ve İranlı Mehdi Azizi yer alıyor. Yarışmaya katılan eserler; sanatsal nitelik olarak 25 puan, konuya uygun mizahi yönünde 25 puan, eserde yansıtılan konunun günlük yaşamla ilişkili toplumsal ve kültürel etki gücüne ise 50 tam puan verilerek değerlendirilmeye alınacak.


Yarışmaya katılmak isteyenlerin, sanatçı katılma formu ile birlikte, belirtilen ölçülerdeki en fazla 5MB ve Jpeg formatındaki eserlerini 20 Kasım 2016 tarihine kadar cartooncontest@yesilay.org.tr adresine göndermeleri gerekiyor. İsteyen sanatçılar ise karikatürlerini, katılım formu ile birlikte Uluslararası Yeşilay Karikatür Yarışması, Sepetçiler Kasrı, Sirkeci 34110 İstanbul, Türkiye adresine posta yoluyla gönderebilecekler.

17 Ağustos 2016 Çarşamba

BOĞAZİÇİLİ ÖĞRETİM ÜYESİNİN ARAŞTIRMASINDA BOTOKS TEDAVİSİNDE SORU İŞARETİ ORTAYA ÇIKTI

BOĞAZİÇİLİ ÖĞRETİM ÜYESİNİN ARAŞTIRMASINDA
BOTOKS TEDAVİSİNDE SORU İŞARETİ ORTAYA ÇIKTI
Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği’nde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Can A. Yücesoy, kas mekaniğine yenilikçi bakış açıları geliştiren çalışmaları kapsamında serebral palsi hastalarına uygulanan Botoks tedavilerinde optimal çözümleri araştırıyor. Yücesoy, “Serebral Palsili çocukların Botoks tedavisi tamamlandıktan sonra da eklemlerini hareket ettirmekte zorlandığını gözlemliyoruz. Bu da dikkate değer bir probleme işaret ediyor’’ dedi.
Yücesoy, matematiksel modellemeye ek olarak çeşitli deneysel yöntemler yoluyla kas hastalıklarının sebeplerinin anlaşılmasına ve tedavisine yönelik yenilikçi bir bakış açısı geliştirerek uygulanan tedavileri optimize etmek üzere TÜBİTAK destekli bir çalışma yürütüyor.
Prof. Dr. Yücesoy kas mekaniğine yenilikçi bakış açıları geliştiren çalışmaları kapsamında serebral palsi hastalarına uygulanan Botoks tedavilerinde optimal çözümleri araştırıyor. Botoksun kozmetik başta olmak üzere pek çok alanda kullanıldığına dikkat çeken Yücesoy, ‘’Botoks kası kısmen paralize eder, sinirlerin kası uyarmasını engeller. Botoksun serebral palside de özel bir kullanımı var. Kasta ortaya çıkan kısmi paralizazyon, eklemdeki probleme yol açan refleksi oluşturan reseptörlerin önemli bir kısmı devreden çıkartıyor. Buna spastisite yönetimi deniyor ve hastanın daha rahat hareket etmesi sağlanıyor. Ancak, etki nörolojik anlamda olumlu olsa da hareketi hala kaslar sağlıyor ve çalışmalarımız Botoks ile onların değişime uğradığı gösteriyor. Serebral Palsili çocukların Botoks tedavisi tamamlandıktan sonra da eklemlerini hareket ettirmekte zorlandığını gözlemliyoruz. Bu da dikkate değer bir probleme işaret ediyor’’ diyor.
Yücesoy, TÜBİTAK tarafından da desteklenen bu araştırmanın Botoks uygulamaları boyutuna dair şunları ekliyor: ‘’Bu tedavi serebral palsi hastalarında nörolojik soruna faydalı oluyor. Ancak, çalışmalarımız botoksun kasların yapısına ve fonksiyonu açısından tedaviden beklenenle uyumsuz etkileri olduğuna işaret ediyor. Botoks genelde iki yıl boyunca periyodik olarak kullanılıyor ve sonrasında bırakılıyor. Doğal olarak nörolojik soruna olumlu etkisi de ortadan kayboluyor. Deneylerden elde ettiğimiz bulgular, hareketin hala motoru olan kasın bu süre sonunda değişeceğine işaret ediyor. Botoks tedavi sürecini simüle ettiğimiz bir modelleme çalışmamız ise serebral palsi hastalarının eklemlerinde görünen patolojik fonksiyonların gerilemeyeceğini hatta belirginleşecek bir duruma gelebileceğini öneriyor. Hastaların bu sürecin sonunda büyük oranda ortopedik cerrahiye alınıyor olması da bu düşüncemizi destekliyor. Bulgularımız buna kas dokusunun daha önce bilinmeyen bir biçimde adaptasyon geçirmesinin yol açtığına işaret ediyor’’
Yücesoy bu çalışmaları olgunlaştırıp Botoksun yol açtığı olumsuz adaptasyonların mekanizmasını belirlemeyi ve sonrasında bunu giderecek yollar bulmayı hedeflediklerini sözlerine ekliyor. “Geliştirdiğimiz yenilikçi bakış açılarından hareketle bu adaptasyona ilacın kendisinin değil, kısmı paralizasyonun yarattığı değişen mekanik durumun yol açtığını düşünüyoruz”.
Halen bu araştırmalar kapsamında hayatında hiçbir zaman Botoks tedavisi almamış, ameliyata girecek bir hasta ile Botoks tedavisi görmüş bir hasta arasında ne gibi farklılıklar olduğunu konu alan bir çalışmaya hazırlandıklarını da belirten Yücesoy, 5-8 Temmuz 2016’da ABD- Chicago’da düzenlenen 21. Uluslararası Elektrofizyoloji ve Kinesiyoloji Kongresi’nde alanın eksperlerini bir araya getiren bir sempozyum organize etti. Yürütmekte oldukları çalışmaları bu kongrede de uluslararası bilim dünyasına sundu.
Lisansını Makine Mühendisliği alanında tamamlayan Yücesoy, 2008’de Türkiye Bilimler Akademisi tarafından Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü’ne layık bulunmuş, 2009 yılında ise Boğaziçi Üniversitesi Vakfı’nın verdiği Üstün Başarı Ödülü’nü almıştı. Yücesoy’un ekibinin serebral palsi hastalarının geçirdiği ortopedik ameliyat sırasında uyguladığı özel bir kas mekaniği ölçüm tekniği bulunuyor. Bu alandaki çalışmaları yurtdışındaki akademik yayınlar arasında özeli bir karşılık buluyor.

16 Ağustos 2016 Salı

LerzanKaradan Cupcake tarifi


Cupcake Tarifi




Merhaba herkese
Bugün sizlere cupcake tarifi vereceğim. Daha öncede bahsetmiştim bizim evde en çok kakaolu ve çikolatalı lezzetler seviliyor ve bende bu tarz şeyleri yapmaktan daha çok zevk alıyorum.
Görseldeki cupcake i oğlumun doğum günü için yapmıştım ve hem çocuklardan hem konuklarımdan tam not aldım. Çok tarif isteyen olunca da tüm takipçilerimle paylaşmak istedim. Aslında cupcake kalıpları bunlar değil ama o sırada bulamamıştım o yüzden kek kalıplarında pişirmek ve sunmak zorunda kaldım. Hatta çocukların kolay yemesi için aşırı kremalı da yapmadım.

Malzemeler

4 yumurta
1.5 bardak şeker
1.5 bardak süt
yarım bardak sıvı yağ
1 paket kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
2.5 bardak un(bazen çok cıvık gelebiliyor unun yapısından o zaman ekleme yapabiliyorum)

önce şeker ve yumurtaları çırptıktan sonra tüm malzemeleri robotta çırpıyorum kaşık kaşık (yarısına gelecek şekilde) kaplara paylaştırıyorum.

İçerisine fırından çıkınca (ılıkken )sıkmak için hazır çikolata sosu gerekiyor. Bu tabi sizin zevkinize kalmış.

üzeri için kremamıza gelince krem şanti tek başına çok yağlı geldiği için evde krema yapıyorum krem şanti ile çırpıp kullanıyorum.

Krema için
1 su bardağı şeker
1.5 su bardağı süt
3 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı tereyağ
1 paket kakao

şeker süt  kakao ve unu çırparak pişiriyorum. Koyulaşınca altını kapatıp kaymak tutmaması için tereyağını ekleyip çırparak soğutuyorum. Yeterli soğuluğa erişince krem şantimi de katıyorum biraz daha buzdolabında bekletip keklerimi süslüyorum. Afiyet olsun


15 Ağustos 2016 Pazartesi

Tohum Otizm Vakfı’nın Eğitime İlk Adım: Okul Öncesinde Kaynaştırma isimli projesi

Tohum Otizm Vakfı, özel gereksinimli çocukların okul öncesi kurumlarda akranlarıyla eğitim almaları ve kaynaştırmadan en iyi şekilde yararlanmaları amacıyla Sabancı Vakfı desteği ve Öğretmenler Akademisi Vakfı (ÖRAV) ile İstanbul İl Milli Eğitimi Müdürlüğü’nün ortaklığıyla “Eğitime İlk Adım: Okul Öncesinde Kaynaştırma” isimli yeni bir proje başlattı.

Özel gereksinimli çocuklar için etkili bir model: Kaynaştırma
Özel gereksinimli çocukların tanı alması sonrasında nitelikli eğitim almaları, gelişimsel gereksinimlerinin karşılanması ve yaşama hazırlanmaları gereklidir. Bunu en iyi şekilde sağlayacak model, erken çocukluk döneminde sunulan özel eğitim hizmetleri ve okul öncesi kurumlarda akranlarıyla birlikte olmalarını sağlayan kaynaştırma modelidir. Peki eğitimde kaynaştırma yöntemi nedir?

Kaynaştırma, özel gereksinimli çocukların genel eğitim kurumlarında normal gelişim gösteren çocuklarla birlikte eğitimlerini sürdürmesini sağlamak ve gereksinimleri olan özel eğitim hizmetlerinin sağlanması sürecidir.. özel gereksinimli çocuklar okul öncesinde kaynaştırma uygulamalarıyla akranlarıyla aynı eğitim ortamında bulunarak, genel eğitim sisteminden yararlanırlar. Bu uygulama, özel gereksinimli çocukların bilişsel, sosyal, dil ve psikomotor gelişimlerini olumlu yönde etkilerken, normal gelişen çocukların öğrenmeleri ve bireysel farklılıkları kabul etmeleri üzerinde de etkilidir. Bu nedenle, ülkemiz için okul öncesi dönemde kaynaştırma uygulamalarının niteliğinin artırılması ve yaygınlaştırılması öncelikli bir konu olarak ortaya çıkmaktadır.


Yaygınlaştırılabilir bir model
Tohum Otizm Vakfı’nın Eğitime İlk Adım: Okul Öncesinde Kaynaştırma isimli projesi, Sabancı Vakfı Hibe Programları kapsamında desteklenecektir.
Bu proje kapsamında, okul öncesi kaynaştırma ve etkili kaynaştırma uygulamaları konusunda 20 eğitici yetiştirilecektir. Yetiştirilen eğiticiler, belirlenen 20 okul öncesi kurumda çalışan 100 okul öncesi öğretmenini kaynaştırma uygulamaları konusunda bilgilendirecektir. Eğiticiler, okul öncesi kurumlarda öğretmenlerle çalışacak; ayrıca kaynaştırmanın niteliğini artırmayı hedefleyen kapsamlı bir çalışma yürütecektir. Son olarak, uygulama sonuçları değerlendirilecek ve elde edilen bulgular temel alınarak bu model yaygınlaştırılabilecektir.
Projenin en önemli sonucu, okul öncesi kurumlara devam eden ancak gelişimsel gereksinimleri beklendiği ölçüde karşılanamayan özel gereksinimli çocukların, bu kurumlardan en iyi şekilde yararlanmalarını sağlamak olacaktır.


Özel gereksinimli çocuklar
Okul öncesi dönem, küçük çocuklar için çok önemli olan ve bağımsızlıklarını artırarak ilkokul eğitimine hazırlandıkları bir dönemdir. Ancak bazı çocuklar gelişimlerindeki farklılıklar nedeniyle özellikle okul öncesi eğitim sürecinde ciddi sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Bu özel çocuklar okul öncesi kurumlara kabul edilseler de, öğretmen ve diğer okul personelinin bilgi, beceri ve deneyim yetersizlikleri nedeniyle gereksinimlerini karşılayamamaktadır. Oysa bu çocuklar için en iyi eğitim modeli, akranlarıyla aynı ortamlarda bulundukları ve ihtiyaçları doğrultusunda onlara destek sunan kaynaştırma modelidir. Okul öncesi eğitim, özel gereksinimli çocukları daha sonraki eğitim ortamlarına hazırlayan, akranlarını gözlemleyerek ve onlarla etkileşime girerek öğrenmelerini sağlayan eğitim sürecidir. Okul öncesi eğitimin özel gereksinimli olan ve olmayan tüm çocuklar için niteliğinin artırılması, bunun için okul öncesi öğretmenlerin kaynaştırma konusunda eğitim almaları ve uygulamalar sırasında onları destekleyecek eğiticilerin yetiştirilmesi çok önemlidir.

Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı
0212 244 75 00

8 Ağustos 2016 Pazartesi

Kenton Nohut Unlu Kek tarifi

Merhaba herkese
Bugün sizlere özellikle çocukların çok sevdiği bir lezzetin tarifini paylaşacağım. Nohut unlu kek özellikle çölyak hastalarının da rahatlıkla tüketebileceği bir lezzet. Glutensiz olduğu için şeker dışında herhangi bir tehlike taşımıyor. Şeker yerine kuru meyve de kullanabilirsiniz ya da pekmez. Yüksek protein ve lif içerdiği için beyaz una göre çok daha sağlıklı.

Tarife gelince
3 yumurta
1.5 su bardağı şeker (ben tatlı seviyorum )
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvıyağ
1 paket kenton vanilya
1 paket kenton kabartma tozu
2.5 bardak kenton nohut unu
4 yemek kaşığı kakao (ben biraz koyu seviyorum )
1 çay bardağı damla çikolata
1 çay bardağı ceviz
Öncelikle şeker ve yumurtayı çırpıyoruz. Ardından diğer malzemeleri ekleyip yağlanmış kek kalıbına döküyoruz. Önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında yaklaşık 45 dakika pişiriyoruz.











1 Ağustos 2016 Pazartesi

KAÇUV'UN SMS KAMPANYASIYLA KANSERLİ ÇOCUKLARA UMUT OLUN!

KAÇUV'UN SMS KAMPANYASIYLA KANSERLİ ÇOCUKLARA UMUT OLUN!

Kanserli Çocuklara Umut Vakfı(KAÇUV), ekonomik sebeplerden dolayı kanser tedavileri aksama riski taşıyan çocuklar ve ailelerine, başlattığı SMS kampanyası üzerinden bağış toplamaya devam ediyor. Ailelerin tedavi süresi boyunca kaldıkları Aile Evi’ne destek sağlamayı amaçladığı bağışlarla KAÇUV, her yaştan insanı kanserli çocukların umudu olmaya davet ediyor.



KAÇUV”un SMS kampanyasına destek olmak isteyen herkes, KAÇUV yazıp “5686”ya mesaj atarak, Aile Evi’ne 5 TL bağışta bulunabiliyor.

2000 yılında maddi sorunları nedeniyle tedavileri aksama riski taşıyan çocukların tedavilerinin sürekliliği ile beraber psikolojik destek ve çocuk psikolojisine uygun tedavi ortamının yaratılmasını sağlamak amacıyla kurulan KAÇUV, devam eden SMS kampanyası ile daha çok çocuğun kansere karşı mücadelesine katkıda bulunuyor.

KAÇUV, çocuklarının tedavisi için şehir dışından gelen, ekonomik olarak dezavantajlı ailelere yönelik olarak ücretsiz konaklama, gıda, temizlik, sosyal alanlar, mutfak ve kısmi giyim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Aile Evi’ni hizmete açtı. Aile Evi’nin ilgili ihtiyaçlarını temin etmek ve yeni evler kurulmasına katkıda bulunmak için başlattığı kampanya ile KAÇUV, herkesi yalnızca bir SMS(Turkcell operatörlerine ücretlendirme yapılmazken, Vodafone operatörlerine 1 SMS, Türk Telekom operatörlerine 2 SMS olarak ücretlendirilir) ile kanserli çocuklara ve ailelerine destek olmaya çağırıyor.

Kanserli Çocuklara Umut Vakfı Hakkında:
Kanserli Çocuklara Umut Vakfı, 2000 yılında İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Servisi'nde çocukları tedavi görmekte olan aileler ile hekimlerinin bir araya gelmeleriyle kuruldu. Vakfın temel amacı; Maddi sorunları nedeniyle tedavileri aksama riski taşıyan çocukların tedavilerinin sürekliliğini sağlamaktır. Ayrıca kanser ile mücadelede önemli bir gereksinim olan psikolojik destek ve çocuk psikolojisine uygun tedavi ortamının yaratılması vakfın öncelikli hedefleri arasında yer alır.

Aile Evi Hakkında:
2012 Mart ayında düzenlenen kampanyalar ve İstanbul Valiliğinin destekleri ile inşa edilen Aile Evi, ihtiyaç sahibi olan kanserli çocuk ve ailelerine tedavi sırasında hiç bir ücret ödemeksizin konaklama, mutfak ve banyo hizmeti sağlıyor. Aile Evi 2 adet tek kişilik, 12 adet çift kişilik odaları ile 14 odadan oluşuyor. Aile Evi’nde kalan hasta çocuklar için bir oyun odası ve oyun bahçesi bulunuyor. Ayrıca çocukların yaş grupları doğrultusunda oyun odası içerisinde bilgisayar, dvd ve televizyon bulunuyor. Bütün odalarda banyo, buzdolabı, televizyon ve klima olan mekânda, misafirlerin ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri, ortak alan bir mutfak ve çamaşırhane de hizmet veriyor. “Aile Evi projesi” ile gıda, giyecek gibi yardımların yanında hem çocuklar hem de ebeveynleri için psikolojik destek hizmeti de verilerek bu zorlu süreçte ailelerin yanında oluyor. “Aile Evi” çalışmalarının en öncelikli hedefi projenin genişletilerek daha çok aileye ulaşılması.


KAÇUV Mesaj Hattı: 5686
KAÇUV İletişim: 0 212 291 31 10