16 Mayıs 2015 Cumartesi

LerzanKaradan Tarifler Mükemmel Türk Kahvesi sırları



En sevdiğim içecek su dan sonra sanırım Türk Kahvesi. Çevremdekilere de -Lerzanın en sevdiği şey diye sorsanız sanırım ilk cevap kahve olur. Çünkü benimki si artık bir aşk bir tutku boyutunda...İçmediğim zaman başım ağrır sinirlenirim ellerim titrer bağımlı gibiyim.

 Hatta şöyle de bir anım var;
oğlumun ameliyatından sonra bir dostum geçmiş olsun ziyaretine hastaneye gelirken bir baktım elinde termos ve bir kocaman poşet hazır kahvelerden . Bunlar ne dedim- sen şimdi bu sıkıntıyla üzüntüyle zaten başın ağrımıştır bir de kahve içemediğinden iyice başın şişmiştir diye düşündüm,evet evde cezvede yapılmış kahvenin yerini tutmaz ama nefsini öldürür dedi.
Bana yapılmış en güzel jestlerden birisiydi.


 Bakır cezvemize yapacağımız fincan sayısınca suyu ölçüp koyuyoruz.Suyun soğuk olması yada oda sıcaklığında olması kahvemizin lezzetini artırıyor asla sıcak suyla Türk kahvesi yapmıyoruz. Sonrasında eğer şekerli yapacaksak fincan başına şekerimizi ilave ediyoruz. En son da kişi sayısına 1.5 tatlı kaşığı kahve ilave ediyoruz ki en önemli püf bu çünkü kahvemizi az koyduğumuzda lezzetsiz olacaktır fazla olduğunda da fazla telveli olacaktır. Sonra ocağımızda kısık ateşte pişiriyoruz. ilk başta karıştırdıktan sonra içerisine asla kaşık sokmuyoruz hatta köpüğü de cezveden dökme usülü ile alıyoruz. Çünkü gerekiyor diye karıştırırsanız köpüğünü kaçırırsınız. Köpüğünü alıp sonrasında biraz daha kaynattıktan sonra fincanlarımıza kahvemizi koyup afiyetle içiyoruz. Bu konuda hiç mütevazi olamayacağım zira arkadaşlarımdan akrabalarıma kadar gittiğim hemen her yerde Türk Kahvesini bana yaptırırlar hem yapmaktan hem içmekten büyük keyif alıyoru tabi en büyük keyif kahve muhabbetleri...










Gelelim güzel kahve yapımının sırrına;

Öncelikle varsa bakır cezve şart diyenlerdenim. Kısık ateşte (imkan varsa köz ateşi) ve bakır cezvede bir de taze çekilmiş kahvenin tadını başka hiçbir içecekten alamıyorum.