10 Haziran 2013 Pazartesi

4 Haziran 2013 Salı

Güzel insan Nuriye Toraman





Ben her insanın bu dünyaya gelişinin bir misyonu olduğuna inanırım. Evet hepimiz kul olmak için geldik ama bunun dışında hepimizin bir görevi var bu dünyaya gelişimizde bir amacımız var. Allah’ın sıfatlarının hepimizde farklı farklı oluşu da bu yüzdendir. Hepimiz Rabbimizin farklı bir yönünü yansıtırız ve hepimiz bazı konularda bazılarımızdan üstünüzdür. Ve bu misyonu  bulan, farkında olan insan da bana göre mutlu yaşar. Çünkü varoluş amacının farkındadır ve yaşantısını o yöne çevirir ve bundan lezzet alır.
Bende hayatımı biraz hızlı yaşayarak varoluş amacımı araştırmama gerek kalmadan kendimi tanıyarak kendi misyonumu  buldum ve bana göre Allah’ın izniyle bu dünyada bana düşen görevleri yapabilmek için elimden geleni yapıyorum.  İlim öğrenmek benim için çok önemli kendimi sürekli yenilemek her zaman yaptığım şeyin bir adım ötesine geçebilmek ve hep daha iyisini yapabilmek için kendimi sürekli eleştirmek ‘hiçbir zaman tamam ben artık oldum’ dememek. Her konuda daha daha iyisi için elimden geleni yapmak ve bunu insanlara yansıtabilmek ve yaşatabilmek benim için çok önemli. Çünkü öğrenmenin sınırı yok her konuda daha iyisi olmak için sürekli araştırmak gerekiyor. En basiti çocuklarımızı ders çalıştırırken bile onlardan bir adım önde olmamız gerekiyor ki bu yüzden oğlumun ders kitaplarını kendi  kitabım gibi okurum ve çalışırım.
İşte böyle bir yol çizmişken kendime çok fazla insanı takip eder ama çok az insanı kıskanırım arada olsa olsa imrendiklerim olur ama genelde kıskanmam (kıskanmazdım)
Kıskanmam dediğim bir anda ben bir kişiyi kıskandığımı farkettim
Onu daha önce tvde çok izlemiştim ama nedense tv ye çıkanların çok samimi olmadıklarını düşündüğümden çok dikkatimi çekmemiş herhangi bir programcı gibi o an görüp dinleyip sonra onu hafızamda resetlemiştim. Ta ki Kültür merkezinde katıldığım bir programa kadar.  Programa geleceğini daha doğrusu programı Nuriye Toraman hanımefendinin hazırladığını öğrendiğimde çok ta bir şey hissetmedim sadece bir ünlüyü görmenin ufak bir heyecanı oldu o kadar  
Program başladığı anda sahnedeki sıcaklığı ,  samimiyeti, mükemmel üslubu ile hepimizi büyüledi Nuriye hanım. Bir anda fikirlerim kaymaya başladı. Yok canım samimi olamazdı kimse bu kadar içten ve dürüst olamaz diye düşündüm. Dinledikçe hani derler ya içine aktım aynen o şekilde Nuriye hanımın içine aktığımı hissettim. Ve programın sonlarına doğru ben hayatımda ilk defa bir hemcinsimi kıskandım
Sonrasında  Allah nasip etti onunla sohbet etmeye başladım baş başa sıcak samimi JÖyle hızlı gelişti ki sohbetimiz  sesimizi kaydetmeyi  bile o anda düşünememiştim o kadar samimiydi ki  ona olan hayranlığımı daha da perçinledi. Bir kere yakından çok daha güzeldi . Bu bile benim eski fikirlerimi yıkmak için ilk çekiç darbesi oldu.  Üslubu kesinlikle çok kibardı ama yapmacık değil. Hani birçok kitapta yazar çocuklarınıza bile öğüt verirken etkili olmasını istiyorsanız önce yaşantınıza geçirmeniz gerek diye ve biz insanlar genelde anlarız karşımızdakinin samimiyetini. Hani sadece öğüt mü veriyor yoksa yaşam tarzını mı anlatıyor diye karakter tahlili yaparız her ortamda. İşte ben bu yaşıma geldim yaşadıklarını anlatan ve bu kadar güzel ifade eden en fazla 3-5 kişi görmüşümdür ve onlarında söyledikleri yaşantımı etkilemiştir. Diğerleri çoğu kitapta da hani çocuklar mevzuundan da anlatıldığı üzere bir kulağımdan girip diğerinden çıkar çok etkili olmaz.
İşte bu samimi sohbette ben çok şey öğrendim çok şeyi hatırladım ve ihmal ettiğim çok şeyi bulundukları beynimin tozlu raflarından çıkarttım ve zamanla uygulamak üzere sıraya dizdim  
İyi ki tanımışım iyi ki anlamışım ve iyi ki Nuriye Toraman diye bir insan var ve üstlendiği misyonu insan üstü bir güçle yerine getiriyor. Allah yolunu açık etsin emeklerinin mükafatını kat kat her iki dünyada versin .Ben ona hayran oldum ve Rabbim inşallah tekrar karşılaşmamızı da nasip etsin diyorum 

Mevlanayı anlatırken sanki yaşıyordu; onun anlattığı bir menkıbeyi sizinle de paylaşmak istedim



Hazret-i Mevlânâ’ya hizmet eden bir genç derviş varmış. Mevlânâ, etrafında hizmet edenlere teşekkür ettiği hâlde bu gence bir sözlü mukâbelede bulunmayıp, teşekkür etmez rolünü üstlenirmiş. Hazret-i Mevlânâ’ya nazı geçenlerden biri:

“Efendim biz görüyoruz ki, bu genç hem sizin hem de etrafın hizmetlerini siz söylemediğiniz hâlde, canla-başla yerine getiriyor. Siz ona rağmen bir iltifatta bulunup teşekkür etmiyorsunuz. Bunun sebebi nedir?”

Hazret-i Mevlânâ buyurur:

“O bahsettiğiniz genç öyle ihlâsla, Allah için hizmet eder ki, âhirette alacağı yüksek derece ve mevkie bir eksiklik gelmesin, yaptığı işlerin karşılığını Allah’tan alsın diye gönlümden geçen teşekkürü lisanıma dökmüyorum, onun ecrinin tamamını Allah versin.”




Onu tanımak isterseniz  kısaca ;
NURİYE ÖZEN TORAMAN KİMDİR?
Amasya’ da doğdu. 7 yaşında babasının vefatıyla, annesi ve 2 ağabeyi ile İstanbul’a yerleşti. Eğitim hayatı burada devam etti. İlk, orta ve lise sonrasında İ.T.Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nı bitirerek müzik öğretmeni olmaya hak kazandı. Ancak öğretmenlik yapmak nasip olmadı. Üniversiteyi bitirdiği aynı yıl İstanbul Belediyesinin kurmuş olduğu Brt Radyo Televizyonunda spiker sunucu olarak çalışmaya başladı. Sonrasında yeni kurulan Tgrt de program sunucusu ve haber spikeri olarak çalıştı. Stv Televizyonu’nda yeşil elma programını 4 yıl sunduktan sonra şu an yaklaşık 5 yıldır Mehtap Tv’de Gün Işığı ve Lezzet  Mekan programlarını sunuyor. 19 yıldır mesleğini başarı ve özveri ile yürüten Nuriye Hanım evli ve 2 erkek evlat sahibi