21 Ağustos 2011 Pazar

tek yumruk...

şimdi sizlerle bir sayfada editör ve yazarlık yapan bir arkadaşımın yazısını paylaşmak istiyorum
beni çok etkiledi ve sizlerlede paylaşmak istedim

sayfa ismi http://www.edebiyatdefteri.com/

Tek Yumruk

Bugün hepimize düşen ortak görev; ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet’e sahip çıkmak, Çanakkale’yi, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır. Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir. Mustafa Kemal Atatürk



İçimde kelimeler ordusu nereden nasıl taşacağını bilmeden yüreğimin duvarlarından atlıyor tek tek… Her kelimenin düşünceli, kaygılı duruşu ruhumu terleten sorguların yanı başına yaslıyor başını…



Huzur; bir milletin bayrağının altında bağımsızlığının verdiği onurla yaşamasının geleceğine yansıyan aynasıdır… Bu aynayı ancak birliğin verdiği o erdemli duruşa katkı sağlamayı beceremeyenler, ortamın huzursuzluğundan beslenenler, insanın insan rengini yaşamlarına yansıtamayanlar kırmayı ve parçalamayı hayal eder...



Millet olma özelliğini hak eden toplumların uğrunda mücadele verdiği kutsalı; tek Vatan, tek Bayrak, tek resmi dil ve tek marştır… Bu tekliğin içine herkes kendi yarattığı rengi katarsa öz asaletini yitirir ve aslı olmayan senaryoların sahte çığlıkları sarar her yanı…



Türk, Kürt, Azeri, Laz, Çerkez, Alevi kardeşlerimizle, din, dil ırk ayrımı yapmaksızın yaşattığımız birlikteliğimize dokunmak isteyenlerin oyununa gelmek, önce kendi ektiğimiz birlik otağına kibrit çakmaktır.



Güneydoğu Anadolu bölgesine yıllar önce gitme şansım olmuştu… Öyle güzel dostluklara merhaba demiştik ki hala Kürt ve Arap olan dostlarımın sıcacık seslerinde geçmişi yâd ederek geleceğe dair planlar yapabilme şansına sahibim/z… Ki ben yaşamı paylaştığım dostlarımı seçerken, sadece insan renklerine bakarım… Çünkü benim tek bir Vatanım ve tek bir rengim var o da insan rengi…



Bizler geçmişimizle barışık, geleceğimizle güçlü, doğru ve yanlışıyla attığımız her adımı kabul edip daha iyiye hep iyiye diye birleşen ellerin bu topraklardaki sesiyiz… Ve geleceğe umutla bakan, geçmişinden ders çıkaran bir coğrafyanın bütünüyüz… Geçmişimizdeki en büyük ders, topraklarımızı parçalamak için her türlü senaryoyu yazıp oynayanların oyununa gelmememizdir…



Birkaç gün önce şehit cenazesindeki minik bir kız çocuğunun babacığının tabutuna sarılışındaki acıyı gördüm yine ! Ağlayan ablasına daha da küçük olan kardeşi aynen şöyle diyordu



— Ablacım ağlama… Neden ağlıyorsun ki? Babacığım bizi hiç bırakıp gider mi akşama gelecek mutlaka gelecek…



“Babalar evlatlarını, topraklar milletini, hiç öksüz bırakır mı diyordu minik kızın kulağına bir ses”



Ne garip, bir gün önce o minik Türk kızı yine aynı yerde bir Kürt arkadaşıyla uçurtma uçururken birbirlerine dillerini öğretiyorlardı minik kelime dağarcıklarından… Ne çocukların, ne kadınların, ne de bu Vatan toprağında yaşayanların yokken kardeşlikten sorunu, boşluğun sancılı karargâhına hapsolanların dağa sığınışlarında yanıyor birçok insanın gelmişi geçmişi…



Sırf ülkemizdeki huzuru kaçırmak adına, topraklarımızı bölmeyi düşünme cesaretini gösteren insanların yıkanmış beyinlerindeki o zifiri boşluk bile oynanan oyunun ne kadar aciz olduğunu göstermiyor mu?



Türkiye Büyük Millet Meclisine ikinci bir dili misafir etmeye çalışmak savundukları dile ve halka değil kendilerine edilen hizmetin onursuz çığlığına karşılıktır… Süregelen barış çabalarına gereksiz bir çalım atmaktır ki bu çalım aslında ne bizim huzurumuzu kaçırmaya yeter, ne o dili konuşan kardeşlerimizin hakkını savunuyoruz yalanının üstünü örtmeye…



Bir ananın ak sütü kadar beyaz, bir babanın yüreğindeki evlat sevgisi kadar büyük, bir çocuğun gözlerindeki yalansızlık kadar net bir ses ile iyi ki bu toprakların çocuğuyum, insanıyım, milletine dâhil bir nefesiyim diyor içimdeki o gururlu ses…



Geleceğe, ağrılı ama gücü ve umudu hiç tükenmeyecek bir solukla bakabilmenin gururunu sarıyorum insan mozaiğimin her yanına… Ve diyorum ki; iyi ki Bayrağımın her dalgasında bir başka kardeşimin bir başka ezgisini barındırıyor toprağımın bereketli kokusu…



Vatan Bölünmez Bir Bütündür Parçalanamaz… Ve her birimiz bu bütünün hiç eskimeyecek, azalmayacak, susmayacak parçalarıyız… Ve biz bu Vatanı yabancı kimliklerin elinden kurtarmak için canlarını feda eden tüm şehitlerimizin üzerine and içiyoruz ki parçalanmaya izin vermeyeceğiz….







Mehtap ALTAN

22.12.2010

daha fazlası için tıklayın